Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/2149 E. 2024/7873 K. – Defter, Kayıt

Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2024/2149
Karar No
2024/7873
Karar Tarihi
Konu
Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/442 E., 2023/695 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinin,19.06.2013 tarihli kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, iki kez mahkumiyet kararı verilmiştir. 2. Kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 10.06.2021 tarihli kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine, Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinin,10.11.2023 tarihli ve 2021/442 Esas, 2023/695 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan tek mahkumiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; zamanaşımı süreleri dolmasına rağmen lehe hükümler uygulanmadan verilen mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığın yargılama konusu eylemi için, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre; 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 19.06.2013 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği ve zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğu gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinin,10.11.2023 tarihli ve 2021/442 Esas, 2023/695 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2024/2149, K. 2024/7873, T. 06.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2024-2149-e-2024-7873-k-ddabb79c9b5f