Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/809 E. 2023/10761 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/809
- Karar No
- 2023/10761
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2004/31 E., 2004/580 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Yasaklanmış hak bulunmadığından talebin reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2004/31 Esas, 2004/580 Karar sayılı ek kararının, temyiz edilmeksizin kesinleştiği, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.11.2022 tarihli ve 2022/3103 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/152406 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/152406 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Kimlik belgesinde sahtecilik suçundan sanık ...'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 350/3, 59 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri uyarınca 3.467.100 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılması ile aynı Kanun'un 6. maddesi gereğince cezanın ertelenmesine dair ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/06/2004 tarihli ve 2004/31 esas, 2004/580 sayılı kararının 14/09/2004 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın memnu hakların iadesi talebinde bulunması üzerine, verilen karar içeriğine göre yasaklanmış bir hak bulunmadığından bahisle talebin reddine ilişkin ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/06/2021 tarihli ve 2004/31 esas, 2004/580 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın hırsızlık suçundan almış olduğu mahkumiyet kaydının 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 14 ve geçici 2. maddeleri gereğince arşive alınmış olduğu ve aynı Kanun'un 6290 sayılı Kanun ile değişik 12. maddesi gereğince arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren yasaklanmış hakların geri verildiği tarihe göre arşivden silinme süresi hesaplanacağı, somut olayda, her ne kadar Mahkemesince memnu haklarının bulunmadığına karar verilmiş ise de; sanık hakkındaki mahkumiyet kararında herhangi bir hak yoksunluğu yer almasa da, sanığın mahkumiyetin doğal neticesi olarak yasaklanan hakların geri verilmesi talebinde bulunabileceği ve hakkındaki adlî sicil arşiv kaydının bulunmasının yasaklanmış hak kavramına dahil olduğu, mahkemesince yapılacak değerlendirmede sanığın daha sonra yeni bir suç işleyip işlemediği incelenerek, hayatını iyi halli olarak sürdürdüğü hususunda kanaate ulaşılması durumunda yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 95 inci maddesinin ikinci fıkrası; "Cürüm ile mahkûm olan kimse hüküm tarihinden itibaren beş sene içinde işlediği diğer bir cürümden dolayı evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya yahut hapis veya ağır hapis cezasına mahkûm olmazsa, cezası tecil edilmiş olan mahkûmiyeti esasen vaki olmamış sayılır. Aksi takdirde her iki ceza ayrı ayrı tenfiz olunur." Şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun (5352 sayılı Kanun) 9 uncu maddesinin birinci fıkrasında; "Adlî sicildeki bilgiler; a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması, b) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık, c) Ceza zamanaşımının dolması, d) Genel af, Halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır.", aynı Kanun'un 12 nci maddesinin birinci fıkrasında; "Arşiv bilgileri; a) İlgilinin ölümü üzerine, b) Anayasanın 76 ncı maddesi ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren; 1. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla onbeş yıl geçmesiyle, 2. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu aranmaksızın otuz yıl Geçmesiyle, c) Diğer mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle, tamamen silinir" ve geçici 2 nci maddesinde ise; "(1) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. (Mülga ikinci cümle: 5/4/2012-6290/3 md.)(2) (Değişik: 5/4/2012-6290/3 md.) Bu Kanunun yayımı tarihinde, Anayasanın 76 ncı maddesi ile bazı özel kanunlarda yer alan ve bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından, arşive alınan veya şartları oluştuğu halde ya da henüz şartları oluşmadığı için arşive alınmayan kayıtlar hakkında 12 nci maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanır. (3) (Ek: 5/4/2012-6290/3 md.) İkinci fıkrada sayılanlar dışında, birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan mahkûmiyetin esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinir. " Hükümleri yer almaktadır. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2004 tarihli ve 2004/31 Esas, 2004/580 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 765 sayılı Kanun'un 350 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 59 uncu maddeleri uyarınca 3.467.100 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın 647 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi gereğince ertelenmesine ilişkin hükmün temyiz edilmeden kesinleştiği, hükümlünün Mahkemesine hitaben yazdığı 29.06.2021 tarihli dilekçesi ile memnu hakların iadesine yönelik talepte bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; yasaklanmış hakların geri verilmesi kurumu, yitirilen hak ve ehliyetlerin, koşullarının gerçekleşmesi halinde iyi halli hükümlüye yargı yolu ile geri verilmesini sağlamaktadır. Bu kurum yoluyla ister 5237 sayılı Kanun'dan, isterse özel bir yasadan kaynaklansın, kamu hizmetlerinden yasaklanma, memuriyetten mahrumiyet, seçme ve seçilme hakkından yoksun kılınma, yasal kısıtlılık altında bulundurulma gibi gerek bir mahkumiyetin doğal sonucu, gerekse ceza şeklinde hükmedilen her nevi ehliyetsizliklerin bertaraf edilmesine hukukumuzda bir engel bulunmamaktadır. 5352 sayılı Kanun'a 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun'un 38 inci maddesi ile eklenen 13/A maddesinin birinci fıkrasındaki; "5237 sayılı Türk Ceza Kanun'u dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkumiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir" hükmü gereğince, hükümlülük kararında açıkça belirtilmese bile mahkûmiyetin doğal neticesi olarak yasaklanan hakların yukarıda bahsedilen maddenin birinci fıkrasındaki koşulların bulunduğuna mahkemece kanaat getirilmesi halinde iadesine karar verilebileceği gözetilerek, yasaklanan haklarının geri verilmesi talebinde bulunan hükümlünün hukuki durumunun, 5352 sayılı Kanun'un 13/A maddesinde belirtilen şartlar ışığında değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi yerine, hükümlünün yasaklanmış herhangi bir hakkının bulunmadığından bahisle talebin reddine karar verilmesi isabetsizliği karşısında; kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.06.2021 tarihli ve 2004/31 Esas, 2004/580 Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.