Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/6724 E. 2024/10041 K. – Mühür Bozma
Konu: Mühür Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6724
- Karar No
- 2024/10041
- Karar Tarihi
- Konu
- Mühür Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/416 E., 2023/355 K. SUÇ : Mühür bozma KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2023 tarihli ve 2023/416 Esas, 2023/355 Karar sayılı kararı ile sanığın mühür bozma suçundan cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 31.10.2023 tarihli ve 2023/18774 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve KYB-2023/115458 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve KYB-2023/115458 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Mühür bozma suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203/1, 43/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.740,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/10/2012 tarihli ve 2012/46 esas, 2012/681 sayılı kararının 23/10/2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 12/06/2013 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve adı geçen sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 203/1, 43/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.740,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/05/2023 tarihli ve 2023/416 esas, 2023/355 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan anılan suç için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olağan zamanaşımı süresine tâbi olduğu, sanığın müsnet suçu 22/06/2011 tarihinde işlediği, 31/05/2012 tarihinde Mahkemesince savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 23/10/2012 tarihinde kesinleştiği, sanığın 12/06/2013 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 23/10/2012 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 12/06/2013 tarihleri arasını kapsayan 7 ay 20 günlük sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve sanığın sorgusunun yapıldığı 31/05/2012 tarihinden itibaren, hükmün açıklandığı 23/05/2023 tarihine kadar geçen sürede olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.10.2012 tarihli ve 2012/46 Esas, 2012/681 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının kesinleştiği 23.10.2012 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen kasıtlı suçun suç tarihi olan 12.06.2013 tarihi arasında zamanaşımının durduğu ve durma süresi de dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 31.05.2012 tarihinden hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. 3. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2023 tarihli ve 2023/416 Esas, 2023/355 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2024 tarihinde karar verildi.