Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/5977 E. 2023/9650 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5977
- Karar No
- 2023/9650
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/640 E., 2023/573 K. SUÇ : Vergi Usul Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafi, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2010 tarihli ve 2008/494 Esas, 2010/916 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddesi uyarınca, 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, verilen karar ertelenmiştir. 2. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 01.11.2013 tarihli ve 2012/12686 Esas, 2013/15793 Karar sayılı ilamı ile hükmün "...Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 gün ve 2008/250-13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK.nun 231/6-c madde ve bendinde işaret olunan, zarar kavramının kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, defter ve belge ibraz etmeme suçunda somut bir zarardan söz edilemeyeceğinin anlaşılmasına rağmen sanık hakkında kamunun zarara uğraması nazara alınarak yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.02.2014 tarihli ve 2012/930 Esas, 2014/38 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 4. Denetim süresi içinde suç işleyen sanık hakkında ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2019 tarihli ve 2019/678 Esas, 2019/951 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddesi uyarınca, 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 23.05.2022 tarihli ve 2020/3739 Esas, 2022/9347 Karar sayılı ilamı ile hükmün "Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 6. ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.07.2023 tarihli ve 2022/640 Esas, 2023/573 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi, 7394 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 ncimaddesi uyarınca, 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve ceza ertelenmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi, atılı suçun oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı davranıldığına, katılan vekilinin temyiz istemi ise erteleme kararının yanlış olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. 2003, 2004 ve 2005 defter ve belgeleri istenen sanığın, A 010301 ile A 010350 sıralı fatura dip koçanlarını teslim etmemesi nedeniyle hakkında kamu davası açılmıştır. 2. Sanığın suça konu edilen belgeyi aradıkları halde bulamadıklarını beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmediği, açıklanmaya neden olan Mahkeme karar örneği ile vergi inceleme raporlarının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. 3. Mahkeme tarafından tüm dosya kapsamına göre sanığın belgeleri ibraz etmemek suretiyle atılı suçu işlediği kabul ederek temyize konu mahkumiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 14.02.2014 tarihinden itibaren denetim süresi içinde işlenen ikinci suç tarihi olan 22.03.2018 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; 1. Gerekçeli karar başlığında 2008 olarak yanlış gösterilen suç tarihinin, 07.05.2008 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafi ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.07.2023 tarihli ve 2022/640 Esas, 2023/573 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafi ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafi ile katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 07.12.2023 tarihinde karar verildi.