Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/36099 E. 2024/196 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/36099
- Karar No
- 2024/196
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/88 E., 2020/59 K. SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ: Onama Sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun(1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü; 1.Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Yapılan İncelemede; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.2018 tarih ve 2018/7013 esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında sahte çek kullanmak suretiyle katılan ...’a karşı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden verilen mahkûmiyet hükmünün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasında "Bölge Adliye Mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemez." şeklindeki düzenleme karşısında; Yargıtay incelemesinden geçmeyen ve Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden sonra 10.03.2020 tarihinde verilmiş olan kararın istinaf kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır. 2. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Yapılan İncelemede; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2015 tarihli ve 2013/619 E. 2015/4 K. Sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olup bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.12.2019 tarihli 2018/6506 Esas, 2019/9300 Karar sayılı kararı ile çekte aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespiti ile sanık hakkında İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/88 Esas sayılı dosyasındaki fiil ile zincirleme suç kapsamında olup olmadığının da değerlendirilmesi gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozma kararı üzerine dava dosyasına birleştirilme kararı verildiği ve İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi 10.03.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükümlerin onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyizi; sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın, bir şekilde ele geçirmiş olduğu 5.000,00 TL ve 5.500,00 TL bedelli çekleri katılan ...'a ait firmaya mobilya alışverişi karşılığında verdiği, daha sonra çeklerin bankaya ibrazında sahte olduğunun belirtildiği, bu şekilde sanığın atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunan olayda yapılan yargılama, alınan bilirkişi raporları neticesinde mahkemece temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yapılan İncelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Suça konu çeklerin sanık tarafından katılan ...'a aynı anda veya farklı tarihlerde verilip verilmediğinin dosya kapsamındaki beyanlardan tam olarak anlaşılamaması ve 31.03.2012 keşide tarihli, 5.500,00 TL bedelli çekte ciranta olan ve katılandan çeki alan...Sünger isimli şirketin sunmuş olduğu fatura irsaliyesinden fatura tarihinin 21.09.2011 olduğunun belirtilmiş olması karşısında; katılan ...'ın tekrar dinlenmesi ile çeklerin sanık tarafından kendisine aynı anda mı yoksa farklı zamanlarda mı verildiğinin sorulması, suç tarihinin tespit edilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR A.Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden Yapılan İncelemede; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.2018 tarih ve 2018/7013 esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında sahte çek kullanmak suretiyle katılan ...’a karşı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden verilen mahkûmiyet hükmünün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasında "Bölge Adliye Mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemez." şeklindeki düzenleme karşısında; Yargıtay incelemesinden geçmeyen ve Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden sonra 10.03.2020 tarihinde verilmiş olan kararistinaf kanun yoluna tabi olduğu olduğundan, 5271 sayılı Kanun’un 272 nci ve devamı maddeleri uyarınca incelenmek üzere; sanık ... yönünden ise sanık müdafinin temyizinden vazgeçmiş olması nedeniyle incelenmeksizin dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B.Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yapılan İncelemede; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi 10.03.2020 tarihli sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı , oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı itibarıyla sanığın kazanılmış haklarının korunmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi.