Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/5533 E. 2024/10409 K. – Mühür Bozma
Konu: Mühür Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5533
- Karar No
- 2024/10409
- Karar Tarihi
- Konu
- Mühür Bozma
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/592 E., 2022/708 K. SUÇ : Mühür bozma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sanığın mühür bozma suçundan mahkumiyetine ilişkin Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/592 Esas, 2022/708 Karar sayılı kararına yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 20.09.2023 tarihli ve 2023/9813 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2023 tarihli ve KYB-2023/105265 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2023 tarihli ve KYB-2023/105265 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Mühür bozma suçundan sanık ...'nün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 203/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/12/2019 tarihli ve 2019/787 esas, 2019/1216 sayılı kararının itiraz edilmeksizin 07/01/2020 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 12/05/2022 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanması ile adı geçen sanığın 5237 sayılı Kanun'un 203/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/09/2022 tarihli ve 2022/592 esas, 2022/708 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 5271 sayılı Kanun'un Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ile, Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin aynı bentte yer alan "…seri muhakeme usulü…" yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, Somut dosya kapsamında, sanığın mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanunun 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tâbi olduğu, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/12/2019 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararının 07/01/2020 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 12/05/2022 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, anılan mahkemece 29/09/2022 tarihinde hükmün açıklanması ile adı geçen sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, anılan kararın kovuşturma evresinin iptal kararı yürürlüğe girdikten sonra sona erdiği gözetildiğinde, sanık hakkında ihbar üzerine yapılan yargılama sırasında Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının yürürlüğe girdiği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle seri muhakeme işlemlerinin yapılması amacıyla kamu davasının durmasına karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un mühür bozma başlıklı 203 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır." hükmü yer almaktadır. 2. 5271 sayılı Kanun'un seri muhakeme usulü başlıklı 250 nci maddesinin birinci fıkrası; "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır: ...6. Mühür bozma (madde 203),..." şeklinde düzenlenmiştir. 3. 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7188 sayılı Kanun) 31 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde; "d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." hükmünün yer aldığı anlaşılmıştır. 4. 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiği belirlenmiştir. 5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; iptal kararının mühür bozma suçundan dolayı kurulan hükümden önce Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi karşısında, sanığın hukuki durumunun seri muhakeme usulü yönünden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 39. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/592 Esas, 2022/708 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.