Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/4325 E. 2024/1890 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4325
- Karar No
- 2024/1890
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/722 E., 2022/270 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Temyizin kapsamına göre; ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.05.2014 tarihli ve 2012/410 Esas, 2014/655 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 10.02.2021 tarihli ve 2017/10278 Esas, 2021/1235 Karar sayılı kararı ile sahte belgelerin aldatıcılık niteliğinin değerlendirilmemesi nedeniyle eksik araştırma yapıldığına dayanılarak bozulmasına karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine hükmedilmiştir. 4. Tebliğnamede ise olağanüstü zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşme yönünde görüş serdedilmiştir II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyizi; sanığın suçu işlediği sabit olmasına rağmen hakkında beraat hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2024 tarihinde karar verildi.