Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/4077 E. 2024/7962 K. – Defter, Kayıt

Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4077
Karar No
2024/7962
Karar Tarihi
Konu
Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/181 E., 2022/554 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.06.2014 tarihli ve 2014/524 Esas, 2014/840 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.06.2014 tarihli ve 2014/524 Esas, 2014/840 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 13.12.2021 tarihli ve 2017/12371 Esas, 2021/12197 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında aynı mükellefiyetine ve aynı takvim yılına ilişkin defter ve belgelerin ibraz edilmediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/31 Esas ve 2016/788 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine hükmolunduğu, bu kararın da 25.01.2017 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; belirtilen dava dosyasının getirtilerek incelenmesi, onaylı bir suretinin dosya arasına alınması, mükerrer dava açıldığının tespiti halinde davanın reddine karar verilmesinde zorunluluk bulunması gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. 3. Bozma üzerine, Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2022 tarihli ve 2022/181 Esas, 2022/554 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca mükerrer dava nedeniyle ret kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi, mükerrer davanın söz konusu olmadığı, yargılamaya devam edilerek mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken ret kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Beş Ocak Vergi Dairesinin 4780516597 vergi kimlik numaralı mükellefi olan sanığın, vergi incelemesine esas olmak üzere kendisinden istenilen 2011 takvim yılına ait defter, kayıt ve belgelerini yasal süresi içerisinde ibraz etmeyerek atılı suçu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; 2011 yılını da kapsayacak şekilde defter, kayıt ve belgelerini 11.08.2014 tarihli istem yazısı ile istenmesine rağmen ibraz etmemesi nedeniyle, sanık hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 12.01.2015 tarihli, 2015/653 Esas sayılı iddianamesiyle açılan kamu davası neticesinde, Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2016 tarihli ve 2015/31 Esas, 2016/788 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet kararı verildiği ve temyize konu davada defter ve belgelerin istem yazısının 09.04.2013 tarihli olduğunun anlaşılması karşısında; aynı döneme ilişkin defter, kayıt ve belgelerin farklı tarihlerde, farklı istem yazıları ile talep edilmesi üzerine ikinci kez ibraz edilmemesi şeklinde gerçekleşen eylemler nedeniyle açılan davaların mükerrer olmadığı, yargılamaya devam edilerek karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı ise de, zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olarak yargılamaya engel olduğu anlaşılmıştır. 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Kanun'un 359 uncu maddesinin (a) fıkrasının ikinci bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 26.06.2014 tarihli mahkumiyet kararı olduğu ve bu tarihten hüküm tarihine kadar olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2022 tarihli ve 2022/181 Esas, 2022/554 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/4077, K. 2024/7962, T. 10.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2023-4077-e-2024-7962-k-94e8b6e47221