Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/9963 E. 2023/10774 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2022/9963
Karar No
2023/10774
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

K A N U N Y A R A R I N A B O Z MA MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/235 E., 2020/46 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Terme 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2018/235 Esas, 2020/46 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 01.07.2020 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.08.2022 tarihli ve 2022/4090 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.11.2022 tarihli ve KYB-2022/113680 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.11.2022 tarihli ve KYB-2022/113680 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, Terme 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/235 esas sayılı dosyasındaki suçun 02/12/2017 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin ise 22/06/2018 tarihinde düzenlendiği ve sanık hakkındaki bu mahkûmiyet kararının istinaf edilmeden kesinleştiği, diğer taraftan ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/1020 esas sayılı dosyasındaki aynı nev'iden suçun 03/08/2017 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin 15/12/2017 tarihinde düzenlendiği ve sanık hakkındaki bu mahkûmiyet kararının ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 15/01/2021 tarihli ve 2019/1735 esas, 2021/67 sayılı kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilerek kesinleştiği nazara alındığında; Sanığın eylemlerinin ilk hukukî kesintiyi oluşturan ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/1020 esas, 2018/878 sayılı kararına konu 15/12/2017 tarihli iddianameden önce olması karşısında, birleştirme kararı verilerek, tek suçtan mahkûmiyet kararı verilip, zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun’un zincirleme suç başlıklı 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında; "Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır. ..." Hükmü yer almaktadır. 2. Zincirleme suçlarda, aynı suçun birden fazla işlenmiş olması söz konusudur. Ancak bu suçlar, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında kapsamında işlenmekte ve suçlar arasında sübjektif bir bağ bulunmaktadır. Bu nedenle, kişiye bu suçların her birinden dolayı ayrı ayrı değil, bir kez ceza verilmekte ve cezanın miktarı artırılmaktadır. 3. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında, ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.07.2019 tarihli ve 2017/1020 Esas, 2019/878 Karar sayılı kararı ile 03.08.2017 tarihinde katılan İrfan Bülbül adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ve sürücü belgesini kullanırken yakalandığından bahisle mahkûmiyet kararı verildiği ve bu kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 15.01.2021 tarihli ve 2019/1735 Esas, 2021/67 Karar sayılı kararıyla düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi suretiyle kesinleştiği; yine sanık hakkında kanun yararına bozma talebine konu Terme 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2018/235 Esas, 2020/46 Karar sayılı kararı ile 02.12.2017 tarihinde katılan İrfan Bülbül adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesini kullanırken yakalandığından bahisle mahkûmiyet kararı verildiği ve bu kararın da istinaf edilmeden kesinleştiğinin tespit edildiği; sanık hakkındaki mahkûmiyet hükümlerine konu 03.08.2017 ve 02.12.2017 tarihli eylemlerinin, 15.12.2017 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği belirlenmekle birlikte, ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.07.2019 tarihli ve 2017/1020 Esas, 2019/878 Karar sayılı kararına konu 03.08.2017 tarihli eylem sırasında suça konu katılan İrfan Bülbül adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ve sürücü belgesinin ele geçirilerek ... Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin 2017/8304 sırasında muhafaza altına alındığının, bu tarihten sonra sanığın katılan adına yeni bir sahte sürücü belgesi daha temin ederek kullandığı esnada 02.12.2017 tarihinde tekrar yakalandığının, bu belgenin de Terme Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanetinin 2017/256 sırasında muhafaza altına alındığının ve hakkında Terme 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2018/235 Esas, 2020/46 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet hükmü kurulduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında aynı suç işleme kararının icrası kapsamında hareket ettiğinden söz edilemeyeceği için zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı göz önüne önüne alınarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/9963, K. 2023/10774, T. 25.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2022-9963-e-2023-10774-k-6b731401b708