Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/938 E. 2026/4987 K. – Güveni Kötüye

Konu: Güveni Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2022/938
Karar No
2026/4987
Karar Tarihi
Konu
Güveni Kötüye Kullanma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/410 E., 2020/1315 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilerek ilk uzlaştırma teklifinin tebliğ edildiği tarihten itibaren edimin yerine getirilmemesi nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı tarihe kadar zamanaşımı süresinin durduğu ve suç tarihinin en aleyhe kabulle şikayet tarihi olan 11.06.2013 olduğu tespit edilerek yapılan incelemede;

Katılanın, eşi ...’tan boşandıktan sonra eski eşiyle ortak olduğu taşınmazın devredilmesi ile ilgili olarak teyzesinin oğlu olan sanıkla görüştüğü, sanığın, ...’e düşen hisseyi satın alma amacıyla katılandan 26.000 TL para almasına rağmen sanığın vekalet ilişkisi dışına çıkmak suretiyle, ...’tan da vekaletname aldığı, her iki vekaletname ile satış yetkisini ele geçiren sanığın, söz konusu taşınmazı katılanın haberi olmadan ... isimli kişiye sattığı iddia edilen olayda, sanık ile katılan arasında vekalet ile devir işlemi karşılığında herhangi bir komisyon veya ücret belirlenmemiş olup, yapılan işlemlerin hizmet ilişkisi ile ilgili olmayıp güven ilişkisine dayandığı, bu kapsamda sanığın eyleminin TCK'nin 155/1 maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla;

Sanığa yüklenen “Güveni kötüye kullanma” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4 maddeleri gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü bu sürenin uzlaştırma işlemleri sırasında duran sürelerde gözetildiğine suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 04.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/938, K. 2026/4987, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2022-938-e-2026-4987-k-5dfc2414c2aa