Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/7384 E. 2023/7405 K. – Bedelsiz Senedi

Konu: Bedelsiz Senedi Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2022/7384
Karar No
2023/7405
Karar Tarihi
Konu
Bedelsiz Senedi Kullanma

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/466 E., 2022/387 K. SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2014 tarihli ve 2013/406 Esas, 2014/555 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 156 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 inci maddesi uyarınca 15.000 TL adli para cezası ve doğrudan 15.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.11.2014 tarihli ve 2013/406 Esas, 2014/555 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 31.05.2018 tarihli ve 2018/2932 Esas, 2018/4130 Karar sayılı kararı ile "...sanığa yüklenen bedelsiz senedi kullanma suçu hakkında, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu.." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2018 tarihli ve 2018/581 Esas, 2018/1155 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 156 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 4.000 TL adli para cezası ve doğrudan 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4. ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.12.2018 tarihli ve 2018/581 Esas, 2018/1155 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 22.10.2020 tarihli ve 2019/3122 Esas, 2020/10568 Karar sayılı kararı ile:"...Sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren “Güveni kötüye kullanma” suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanununun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bozma üzerine, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.07.2021 tarihli ve 2021/68 Esas, 2021/465 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 156 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 3.000 TL adli para cezası ve doğrudan 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 6. Sanık müdafiinin itirazı üzerine, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2021/466 Esas, 2022/387 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 156 ncı maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 inci maddesi uyarınca 4.000 TL adli para cezası ve doğrudan 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, orantılılık ilkesine aykırı olarak fazla ceza tayinine ve sabıkasız olduğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunun değerlendirilmemiş olmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılan ...'nün, 2011 yılı içerisinde mali sıkıntıda olmasından dolayı iş arkadaşı vasıtası ile irtibat kurduğu sanıktan değişik tarihlerde toplam 6.500 TL borç para aldığı, bunun karşılığında suça konu 22.12.2010 düzenleme, 25.01.2012 ödeme tarihli ve 7.000 TL bedelli senet verdiği, borcunun bir kısmını banka havalesi bir kısmını elden ödemek suretiyle borcunun tamamını ödediği ve senedini geri istediği, ancak sanığın senedi iade etmediği gibi 26.11.2012 tarihinde senet bedelinin tamamı üzerinden ... İcra Müdürlüğünün 2012/1121 Esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığı, bu surette üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul edilmiştir. 2. Sanık ..., aşamalarda alınan savunmasında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek, katılanı bir arkadaşı vasıtası ile tanıdığını, kendisinden borç para istemesi üzerine peyder pey 15.000.TL civarında borç para verdiğini, ancak aralarında 7.000 TL'lik senet yaptıklarını, katılanın kendisine elden ödeme yapmadığını, bir keresinde arkadaşı Kadir Barışık aracılığı ile 400 TL para gönderdiğini, ayrıca Akbank Şubesine katılan tarafından gönderilen 4.000-4.500 TL civarındaki paranın kendisine elden ödediği nakit paraların karşılığı olduğunu, senet karşılığını ödemediğini beyan etmiştir. 3. Katılan ..., aşamalarda alınan beyanında, sanıktan 22.10.2010 tarihinde 6.500 TL borç para aldığını, bunun karşılığında 7.000 TL'lik suça konu senedi aralarında tanzim ettiklerini, bu borca karşılık elden 1.500 TL ve sanığın Akbank hesabına farklı tarihlerde olmak üzere toplam 4.900 TL ödeme yaptığını, ancak sanığın fahiş faiz talep ederek kendisinden bu ödemelerin dışında 10.500 TL daha para talep edip, bu talebi kabul edilmeyince hakkında icra takibine geçildiğini ve maaşına haciz konulmak suretiyle paranın tahsil edildiğini ifade etmiştir. 4. Tanık Kadir Barışık'ın, bozma öncesi alınan anlatımında, katılandan 400 TL alıp sanığa elden verdiği şeklinde anlatımda bulunduğu tespit edilmiştir. 5. Katılanın Akbank hesabına ait sanığa ödemeleri içerir 2011-2012 yıllarına ait mevduat hesap ekstresi, 01.04.2013 tarihli taraflar arasındaki mesaj tespit tutanağı ve ... İcra Müdürlüğünün 2012/1121 Esas sayılı dosya fotokopisinin dosya arasında bulunduğu tespit edilmiştir. 6. Bozma ilamı sonrasında, Mahkemece Hukuki Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verildiği, (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verildiği şekilde sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği, sanık müdafiinin itirazı üzerine kararın kaldırılarak, 12.10.2021 tarihli tensip zaptı ile duruşma açılmasına karar verilmiş olduğu tespit edilmiştir. 7. Mahkemece; sanık savunması, katılan beyanları, tanık anlatımları, dosyada mevcut banka hesap ekstreleri, icra takip dosyası ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak, sanığın atılı suçu işlediğinin kabulü ile hakkında temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. III. GEREKÇE 1. Katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanları ile bu beyanlar ile uyumlu banka hesap hareketleri ve tanık anlatımı, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik ve ispatlanamayan soyut savunmaları uyarınca sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluştuğu; temel ceza tayin edilirken elde edilen haksız menfaat miktarı gözetildiği belirtilerek yeterli ve hukuka uygun gerekçe gösterilerek alt sınırdan uzaklaşıldığı ve sanığın katılanın zararını karşılamadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığının karar yerinde tartışıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, fazla ceza tayinine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin değerlendirilmediğine yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak; ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2021/466 Esas, 2022/387 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; hükmün sanık lehine bozulması nedeniyle, lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışında diğer yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2022 tarihli ve 2021/466 Esas, 2022/387 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından yargılama giderine ilişkin paragrafın tümüyle çıkartılarak yerine "Bozma öncesi yapılan 205 TL yargılama giderinin sanıktan tahsil edilmesine, bozma sonrasında yapılan 14 tebligat gideri olan 190 TL yargılama giderinin bozma kararları sanık lehine olduğundan Hazine üzerinde bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/7384, K. 2023/7405, T. 19.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2022-7384-e-2023-7405-k-09576968dcde