Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/4600 E. 2025/2144 K. – Kamu Görevlisini
Konu: Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4600
- Karar No
- 2025/2144
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/62 E. 2018/236 K. SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık ...'ın Özel ... Motorlu Taşıt Sürücü Kursunun kurucusu olduğu, sanıklar ... ile ...'nın ise aynı kursta usta öğretici olarak görev yaptığı, sanıkların kursa devam etmeyen ve sınava girmeyen sürücü adaylarına sahte özel motorlu taşıt sürücüleri kursuna müracaat formu ve sürücü sertifikası düzenlemek suretiyle üzerlerine atılı suçu işledikleri iddia ve kabul olunan olayda;
Özel motorlu taşıt sürücüleri kurslarında mevzuat gereği " özel motorlu taşıt sürücüleri kursuna müracaat formu" ile "sürücü sertifikası"nı düzenleme yetkisinin kursun müdürüne ait olduğu, sürücü kursunun kurucusu ve direksiyon eğitimi usta öğreticisi olan sanıkların bu belgeleri düzenleme yetkisinin bulunmadığı, nitekim İstanbul Kriminal P.L.M'nin 25.01.2007 tarihli raporunda suça konu belgelerdeki imzaların Özel ... Motorlu Taşıt Sürücü Kursunun müdürü olan ve hakkındaki beraat hükmü kesinleşen sanık ...'ın el ürünü olmadığının belirtildiği anlaşılmakla; sanıkların suça konu müracaat formu ve sertifikaları görevi gereği düzenlemeye yetkilerinin bulunmadığı ve eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 204/1, 43/1, maddelerinde düzenlenen zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden hüküm kurulması yasaya aykırı ise de, zamanaşımının olumsuz muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğunun anlaşılması karşısında ve 5237 sayılı Kanun'un 67/1. maddesi uyarınca sanıklar ... ve ... hakkında Mahkemenin soruşturma izni verilmesi için talepte bulunduğu 14.09.2017 tarihinden, soruşturma izni verilmesine ilişkin kararın kesinleştiği 22.02.2018 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 204/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.02.2025 tarihinde karar verildi.