Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/11173 E. 2025/6112 K. – Özel Belgede
Konu: Özel Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/11173
- Karar No
- 2025/6112
- Karar Tarihi
- Konu
- Özel Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/319 E., 2020/233 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma 30.11.2021 tarih ve 31675 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7343 sayılı Kanun'un 15.maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'na eklenen geçici 24.madde ile “59 uncu maddenin beşinci fıkrası, bu maddeyi ihdas eden Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren on beş gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların, avukatlık veya ... Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15/7/2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanır.“ şeklindeki düzenleme karşısında sanığın yasada öngörülen süre içerisinde temyiz isteminde bulunduğu belirlenerek; Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ 1. Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.10.2019 tarihli ve 2016/310 esas, 2019/437 karar sayılı kararı ile sanık hakkında dönüşen vasıfla özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207/1, 62, 51/1, 51/3 ve 53. maddeleri uyarınca 10 ay erteli hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 21.01.2020 tarihli ve 2020/319 esas, 2020/233 karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlemediğine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, usul ve yasaya uygun olmayan bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE Özel belgede sahtecilik suçu yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunda gerçeğe aykırı belge düzenleme olarak tanımlanan içerik (fikri) sahteciliğine yer verilmediği, yalnızca belgeyi sahte düzenleme hareketine yer verildiği, içerik sahteciliğinde belgeyi düzenleyen olarak görülen kişi gerçek olduğu hâlde, belgenin içeriğinin gerçeğe aykırı olduğu ve maddede sadece taklit suretiyle sahte belge düzenleme veya gerçek bir belgede ekleme veya çıkarma suretiyle sahtecilik, başka bir deyişle maddi sahtecilik eylemlerine yer verildiği, buna göre salt yalan beyanı içeren özel belgenin, açıklanan ve unsurları gösterilen özel belgede sahtecilik suçunun maddi konusunu oluşturmayacağı gözetilerek,somut olayda; sanığın suça konu 10.03.2014 tarihli toplantı tutanağı altındaki sanığa ait imzaların sahte olduğuna dair bir iddianın bulunmaması sadece belge içeriğinin gerçeğe aykırı olduğunun iddia edilmiş olması karşısında eylemin “fikri sahtecilik” kapsamında kalacağı anlaşılmakla ve 5237 sayılı Kanun'da özel belgede sahtecilik suçunda fikri sahteciliğin cezalandırıldığına dair düzenleme bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında mahkumiyet hükmü verilmesi, Kabule göre de; 1.Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53/4. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, 2.Suç tarihinin eylemin gerçekleştiği 10.03.2014 tarihi yerine gerekçeli karar başlığında 14.10.2014 şeklinde gösterilmesi, 3. Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hüküm bulunmadığı halde CMK'nın 231/10 ve 231/11. maddeleri uyarınca ihtarat yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2025 tarihinde karar verildi.