Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/17348 E. 2025/6076 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/17348
- Karar No
- 2025/6076
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2020/1497 E., 2021/843 K. SUÇ :5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER :Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607sayılı Kanun) 3/18. maddesi ile sonradan yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delaletiyle 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak lehe Kanun'un tespiti yerine, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesine göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 3/23. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması, 2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, mahkemece sanığa yapılacak etkin pişmanlık ihtarında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olarak bildirilmesi gerekirken, "1/3" oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması, 3.Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması mahiyetinde olan ilamın mahkûmiyet hükmü niteliğinde olmadığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini isteyen sanığın 20.06.2014 tarihli alındı belgesi ile kendisine bildirilen kamu zararını giderdiği halde, hakkında daha önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunması nedeniyle şartları oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, suç tarihinin 05.01.2014 olması ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/8. maddesine eklenen son fıkrasının suç tarihinden sonra 6545 sayılı Kanun ile 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi uyarınca uygulanma imkanı bulunmadığı gözetilmeksizin, 5271 sayılı Kanun'un 231/6. fıkrası gereğince koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeden, yasal olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi, 4.Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi, 5.Ele geçen kaçak eşyanın tamamı hakkında, 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde adli emanetteki eşyalar hakkında hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 29.04.2025 tarihinde karar verildi.