Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/11073 E. 2024/48 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/11073
- Karar No
- 2024/48
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi ASIL KARAR TARİHİ : 22.06.2022 EK KARAR TARİHİ : 02.09.2022 SAYISI : 2021/1598 E., 2022/2083 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması ASIL KARARLAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi EK KARAR : Temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine ilişkin kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ortaca 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2021 tarihli ve 2019/169 Esas, 2021/395 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl ve 1 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 22.06.2022 tarihli ve 2021/1598 Esas, 2022/2083 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik resmi belgede sahtecilik suçu yönünden sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu yönünden ise 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, atılı suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak beraat kararı verilmesi suretiyle sanığın istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 02.09.2022 tarihli ve 2021/1598 Esas, 2022/2083 Karar sayılı ek kararı ile sanığın resmi belgede sahtecilik suçuna yönelik temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği “temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanığın temyiz istemi; ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. 2.Katılan vekilinin temyiz istemi; beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, sanığın başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu yönünden de cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Hakkında yakalama kararı bulunan sanığın, 24.10.2018 tarihinde ...Tünel girişinde kolluk güçlerince durdurulduğu, üzerinden katılan ... adına düzenlenmiş ve kriminal polis laboratuvarı müdürlüğünce sahte ve aldatma niteliğinin bulunduğu belirtilen sürücü belgesinin ele geçirildiği, savunmasında atılı suçları ikrar ettiği, böylece başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği kabul edilerek, sanık hakkında her iki suç yönünden de mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü 1.Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. 2.Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu yönünden; "...suç tarihinde cezaevi firarisi olarak aranan sanığın yakalandığında yapılan kaba üst aramasında suça konu tamamen sahte hazırlanmış ve aldatma yeteneği olduğu tespit edilen suça konu sürücü belgesinin ele geçirildiği, sanığın kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemediği, başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullandığı gerçek kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği cihetle; 5237 sayılı TCK'nın 268. maddesinde düzenlenen suçun unsurlarının oluşmadığı, kolluk görevlilerine verilen isme göre de bir resmi belgenin düzenlenmemesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 206/1. maddesinde tanımlanan resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun da oluşmadığı, sanığın eyleminin 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak kabahatini oluşturduğu, bunun da aynı maddeye göre idari yaptırımı gerektirdiği, ancak anılan Yasanın 20/2-c maddesi uyarınca soruşturma zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu, kabahat tarihinden istinaf incelemesine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşılmakla; sanığın atılı başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi..." hukuka aykırı bulunarak, beraat kararı verilmesi suretiyle sanığın istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir. B. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Bölge Adliye Mahkemesinin suçun unsurlarının oluşmadığına yönelik kabulünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR A. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 02.09.2022 tarihli ve 2021/1598 Esas, 2022/2083 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 22.06.2022 tarihli ve 2021/1598 Esas, 2022/2083 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ortaca 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.