Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/1011 E. 2026/4392 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/1011
- Karar No
- 2026/4392
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Sanık müdafii tarafından temyiz dilekçesi ekinde dosyaya sunulan ... Üniversitesi ... Fakültesi Hastaneleri Sağlık Kurulunun 13.07.2020 tarihli raporuna göre; rapor tarihi itibariyle sanığın şizofreni teşhisinden dolayı akıl hastalığının bulunduğunun anlaşılması karşısında;
1. Sanığın Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesine veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine ya da Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından birine sevki ile suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı TCK'nin 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı konusunda rapor alınması, suça yönelik ceza ehliyetinin olmadığının belirlenmesi halinde hakkında 5237 sayılı yasanın 32. maddesi hükmü gereğince karar verilmesi , 2. Alınan rapor neticesinde sanığın akıl rahatsızlığının suç tarihinden sonra yargılama aşamasında ortaya çıkmış olması halinde ise ve bu rahatsızlığın “duruşma ve sorgu yapılmasını imkansız kılacak, yani sanığın kendini makul şekilde müdafaa edemeyecek derecede olması” (Kunter-Yenisey- Nuhoğlu, CMK s.696) halinde sanığın iyileşme olanağının bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınarak sonucuna göre iyileşme imkanı bulunmadığı takdirde CMK'nın 223. maddesi 8. fıkrasının 1. cümlesi uyarınca davanın düşmesine, iyileşme olanağı devam etmesi halinde ise; CMK'nın 223 maddesi 8. fıkrasının 2. cümlesi uyarınca kovuşturmanın durmasına, sanığın konusunda uzman bir hastanede gözlem altına alınarak koruma ve tedaviye karar verilmeli, amaca uygun aralıklarla yargılanmaya imkan sağlayacak derecede salaha ulaşıp ulaşmadığı sorulmalı, iyileştiğinde yargılanmasına başlanması sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.