Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/8956 E. 2025/1946 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/8956
Karar No
2025/1946
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/13 E., 2016/138 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümleri temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK’nın 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 23.03.2010 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 13.09.2013 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek ve sanık ...’in boş olarak bulduğu suça konu çek yaprağını meçhul bir şahsa 6.000 TL bedelli olacak şekilde doldurtarak çek haline dönüştürdüğü, daha sonra çeki temyiz dışı sanık ...’e vererek tahsil etmeye çalıştığı, tahsil için bankaya ibraz edildiğinde çekin çalıntı olduğunun anlaşıldığı olayda, bankanın maddi varlığından olan çekin kullanılmış olması nedeniyle sanığın eyleminin, suç tarihinde yürürlükte ve lehine olan 765 sayılı TCK.nun 79. maddesi delaletiyle aynı Kanunun 504/3 (suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 158/1-f) maddesine uyan "nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturduğu belirlenerek yapılan incelemede; a.5237 sayılı TCK’nın 7. ve 5252 sayılı TCK’nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddeleri karşısında; sanığa yüklenen 765 sayılı TCK’nın 342/1 (5237 sayılı TCK’nın 204/1) maddelerinde düzenlenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının duran sürelerde eklendiği halde 10.10.2003 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği, b.Sanığın eylemine uyan "nitelikli dolandırıcılık" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık olağan dava zamanaşımının, duran süre olan 3 yıl 5 ay 20 günlük süre de eklendiği halde, kesen son sebep olan sanık hakkında ilk mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 05.12.2006 tarihinden, hüküm tarihi olan 22.03.2016 tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 13.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/8956, K. 2025/1946, T. 13.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-8956-e-2025-1946-k-3ab265ad0b0f