Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/17807 E. 2025/6485 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17807
- Karar No
- 2025/6485
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/218 E., 2015/85 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi düşme, kısmi onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle, Dolandırıcılık Suçu Yönünden Sanığın, katılanlar ... ve ...'a kendisini ... olarak tanıtmak ve ...'un kimlik bilgileriyle oluşturulmuş ancak kendi fotoğrafı yapıştırılmış kimlik fotokopisini ibraz etmek ve katılanlara vermek suretiyle suça konu sahte çeki ... adına ciro ederek katılanlara vererek ... plakalı aracı aldığı olayda, sanığın eylemini nüfus müdürlüğünün maddi varlığını kullanarak da gerçekleştirmesi karşısında 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f maddesi yanında aynı Kanun'un 158/1-d maddesinin de uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında hükmolunan adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi hâlinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/3 maddesinde belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı gözetilerek keza; sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53/3 maddesinin birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/1 maddesinin (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı, suç tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükmü gereği, aynı Kanun'un 52/2 maddesi uyarınca 20,00-100,00 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f maddesi uyarınca adli para cezası yönünden temel cezanın 5 gün olarak belirlenmesi ve bu miktar üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 52/2 maddesi gereği günlüğü 20,00 TL'den takdir kılınarak paraya çevrilmek suretiyle 100,00 TL olarak belirlendikten sonra 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f-son maddesi gereği suçtan elde edilen menfaatin iki katı olan 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında adli para cezası yönünden temel cezanın belirlendiği paragrafta yer alan "5 gün" ibaresi ile "5237 sayılı TCK'nun 52/2 maddesi uyarınca sanık hakkında hükmolunan birim gün adli para cezasının, sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak taktir edilen 20 TL ile çarpılması sonucu belirlenen 100 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA." ve "5237 sayılı TCK'nun 158/1-f-son maddesi uyarınca adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin 2 katından az olamayacağından, suçtan 7.600- TL menfaat elde edilmiş olması nedeni ile sanığın 15.200- TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," şeklindeki paragrafların hükümden tamamen çıkarılmaları ve yerlerine sırasıyla "760 gün" ve "1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi gereği sanığın gün adli para cezası yönünden 5 gün olan kazanılmış hakkı saklı kalmak üzere 5237 sayılı TCK'nun 52/2 maddesi uyarınca sanık hakkında hükmolunan birim gün adli para cezasının, sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilen 20,00 TL ile çarpılması sonucu belirlenen 15.200,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," "Sanığın neticeten 3 yıl hapis ve 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" şeklindeki paragrafların eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçu için 5237 sayılı TCK’nın 204/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan ve 67/4 maddesi uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, zamanaşımını durduran bir nedenin bulunmadığı da gözetildiğinde, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmekle sanığın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı CMUK’un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.