Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/18385 E. 2025/5409 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18385
- Karar No
- 2025/5409
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/408 E. 2015/44 K. SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden kurulan hükmün incelenmesinde; Sanığın Ziraat bankasına başvurup abisi ... adına düzenlenmiş sahte kimliği kullanmak suretiyle, abisi adına kayıtlı vadeli hesaptaki parayı çekmek sureti ile haksız menfaat temin etme eylemi sırasında Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün belgesi olan nüfus cüzdanının kullanılması nedeniyle sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f ve 158/1-d maddelerinde yer alan banka veya kredi kurumları ile kamu kurum ve kuruluşlarının, araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve birden fazla nitelikli halin ihlali söz konusu olması nedeniyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmeyerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 158/1-e maddesinde yer alan kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2. Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden kurulan hükmün incelenmesinde; Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik ” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihi olan 16.05.2008 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 05.05.2025 tarihinde karar verildi.