Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/8738 E. 2024/4629 K. – Özel Belgede
Konu: Özel Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8738
- Karar No
- 2024/4629
- Karar Tarihi
- Konu
- Özel Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/865 E., 2016/504 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2016 tarihli ve 2015/865 Esas, 2016/504 Karar sayılı kararı ile özel belgede sahtecilik suçundan; sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ertelemeye, sanık ...'in 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi, usul ve yasaya aykırı kararların bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Personel taşıma üzerine iş yeri bulunan sanık ...'in, eşi olan sanık ...'i gerçekte iş yerinde fiilen çalışmadığı halde, çalışıyormuş gibi işe giriş bildirgesi düzenleyip katılan kuruma bildirmek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davalarında, sanıklar özetle, sanık ...'in doğum yapacak olması nedeniyle eylemi gerçekleştirdiklerini, suç işleme kasıtlarının olmadığını beyan etmişlerdir. 2. Katılan kurumun 13.01.2016 tarihli yazısında, işe giriş bildirgesinin sanık ...'e verilen e-bildirge şifresi üzerinden gönderildiği belirtilmiştir. 3. Mahkemece, SGK kayıtları, inceleme raporu, sanık savunmaları birlikte değerlendirilerek, sanık ...'in atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine; sanık ...'in ise atılı suçu işlediği sabit kabul edilerek mahkumiyetine dair temyize konu hükümler kurulmuştur. IV. GEREKÇE A.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün, beraat eden bu sanık yönünden dava zamanaşımı süresini kestiği ve bu nedenle sanığın sorgusunun yapıldığı tarihten temyiz inceleme tarihine kadar olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği belirlenerek yapılan incelemede; 1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, aşağıda (B) bendinde açıklanan gerekçeye göre, sanığın eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle, sonucu itibariyle doğru olan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık ... Dağdeviren Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyiz Yönünden İş yeri sahibi sanık ...'in, e-bildirge ile elektronik ortamda içerik itibarıyla doğru olmayan işe giriş bildirgeleri düzenleyip iş yerinde çalışmayan sanık ...'i sigortalı olarak göstermekten ibaret eyleminde; sisteme giriş yapan ilgilinin gerçek kimliği ile işlem yapmakla birlikte, verinin içeriğinin doğru olmaması nedeniyle özel belgede fikri sahtecilik suçunu oluşturacağı düşünülebilirse de, 5237 sayılı Kanun'da özel belgede sahtecilik suçunda fikri sahteciliğin cezalandırıldığına dair düzenleme bulunmaması ve elektronik ortamda verilen işe giriş bildirgesinin sahtecilik suçlarının maddi konusunu oluşturan belge niteliğini haiz olmaması nedeniyle özel belgede sahtecilik veya resmi belgede sahtecilik suçlarının oluşmayacağı; sisteme veri yerleştirme suçu açısından yapılan değerlendirmede, hukuka aykırı olarak girilen sisteme, veri sağlayıcısı tarafından izin verilmeyen şekilde veri girişi yapmak ya da veri taşıma araçları ile yükleme yapmak gerektiği; somut olayda sanığın, katılan kurum tarafından verilen şifreyi kullanarak sisteme veri yüklediği ve şifreyi hukuka aykırı bir şekilde elinde bulunduran kişi konumunda olmadığı, katılan kurumun verdiği şifreyle sisteme hukuka uygun şekilde girerek, e-bildirge içeriğine doğru olmayan verileri yerleştirmesi sonucu kuruma elektronik ortamda gerçek olmayan bir veri iletmekten ibaret eylemin sisteme veri yerleştirme suçunu da oluşturmayacağı; eylemin resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesinde ise; resmi belgeyi düzenleme yetkisine sahip kamu görevlisine yalan bildirimde bulunulmasında kişinin beyanı yeterli olmayıp bu beyanın doğruluğunun kamu görevlisi tarafından araştırılması gerekli ise kişinin beyanına itibar edilemeyeceği, kişinin bu beyanını içeren belge de ispat aracı olarak kullanılamayacağından ve aynı zamanda elektronik ortamdaki veri girişinin muhatabı bilgisayar sistemi olup 5237 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesindeki tanıma uyan bir kamu görevlisi bulunmadığı gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.04.2014 tarihli ve 2013/9-542 Esas, 2014/153 Karar sayılı kararına göre, bu beyan sonucunda düzenlenen, öz ve biçimsel unsurları tam olan bir resmî belge de bulunmadığından, eylemin resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu da oluşturmayacağı anlaşılmakla, sanığın eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle beraati yerine mahkûmiyetine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle, Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2016 tarihli ve 2015/865 Esas, 2016/504 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyiz Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.04.2016 tarihli ve 2015/865 Esas, 2016/504 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2024 tarihinde karar verildi.