Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/7169 E. 2023/2427 K. – Özel Belgede
Konu: Özel Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7169
- Karar No
- 2023/2427
- Karar Tarihi
- Konu
- Özel Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Gaziosmanpaşa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.07.2012 tarihli ve 2011/223 Esas, 2012/1057 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına mahkûmiyet ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir, bu karar 04.09.2012 tarihinde kesinleşmiştir. 2. Büyükçekmece 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2014 tarihli ihbar konulu yazılarıyla sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediği ihbar olunmuştur. 3. Gaziosmanpaşa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2016 tarihli ve 2015/349 Esas, 2016/278 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 inci maddesi birinci fıkrası (a) bendi ve 52 nci maddesi ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına mahkumiyetine karar verilmiştir. 4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu dikkate alınarak, suça konu belge üzerinde inceleme yapılarak aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığı tartışılıp belirlenmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan, bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık bir nedene dayanmayan dilekçesi ile hükmü temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın güvenlik görevlisi olarak çalıştığı firmada yapılan kontroller sırasında güvenlik görevlisi kimlik kartının sahte olduğunun anlaşılması üzerine hakkında özel belgede sahtecilik suçundan dava açılmıştır. 2. Sanık beyanında atılı suçu kabul etmiş, güvenlik görevlisi kursuna gitmeden bu kartı 400,00 TL karşılığında aldığını beyan etmiştir. 3. Davaya konu belge aslı 2011/2424 Adli Emanet sıra kaydı ile Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca emanete alınmıştır. 4. 10.04.2011 tarihli İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü raporuyla; kimlik kartının tamamen sahte olarak düzenlendiği, sahteciliğin ilk nazarda ve kolaylıkla farkedilemeyeceği aldatma kabiliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. 5. 08.04.2011 tarihli kolluk görevlilerince tanzim edilen olay tutanağına göre; fabrika denetimi sırasında sanığın özel güvenlik görevlisi kimlik kartının sahte olabileceğinden şüphe edildiği, Özel Güvenlik Şube Müdürlüğü kayıtlarında yapılan araştırmada sahte olduğunun anlaşıldığı tespit edilmiştir. 6. Mahkeme sanığın atılı suçu işlediğinin kabulü ile mahkumiyetine hükmetmiştir. IV. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (son) cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 04.09.2012 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 03.08.2013 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede; Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen ve denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanıkla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası gereğince, açıklanması geri bırakılan hükmü değişiklik yapmaksızın ilk şekliyle açıklaması gerektiği gözetilmeden, hapis cezasını adli para cezasına çevrilmiş olması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 1. 5188 sayılı Kanun ve bu kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmeliğin 21 inci maddesine göre Özel güvenlik görevlisi kimlik kartlarının İl Emniyet Müdürlüğü' ne yapılacak başvuru ile Emniyet Müdürlükleri tarafından düzenlenmesi ve bu kimlik kartlarında İl Valiliği başlığıyla Vali imzasının bulunması dikkate alındığında, davaya konu özel güvenlik görevlisi kimlik kartının resmi belge niteliğinde olması karşısında, vasıfta hataya düşülerek özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması, 2. Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu dikkate alınarak, suça konu belgenin mahkeme huzuruna getirtilip üzerinde inceleme yapılarak aldatma niteliğinin bulunup bulunmadığı tartışılıp belirlenmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziosmanpaşa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2015/349 Esas, 2016/278 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.