Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/7133 E. 2024/5192 K. – Defter, Kayıt
Konu: Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7133
- Karar No
- 2024/5192
- Karar Tarihi
- Konu
- Defter, Kayıt Ve Belgeleri Gizleme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/887 E., 2016/181 K. SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme HÜKÜM : Ret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Trabzon 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2015/887 Esas, 2016/181 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Vergi Usul Kanununa Muhalefet suçundan davanın mükerrer olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekili, rapor gereğince suç oluştuğunu, davanın reddine hüküm kurmuş olmasının yerinde olmadığını beyan ederek hüküm temyiz etmiştir. III. GEREKÇE 1. Aynı döneme ait defter ve belgelerin ikinci kez istenmesi üzerine defter ve belgeleri ibraz etmeme eyleminden dolayı açılan davanın mükerrer olmayacağı gözetilmeden 5271 sayılı CMK'nin 223/7. Maddesi gereğince kamu davasının reddine karar verilmesi mükerrer olduğu gerekçesiyle yasaya aykırı ise de sanığın yargılama konusu eylemi için, 213 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesinin a bendi ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 18.09.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Trabzon 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2015/887 Esas, 2016/181 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2024 tarihinde karar verildi.