Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/6275 E. 2023/8998 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/6275
- Karar No
- 2023/8998
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/69 E., 2016/277 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2015/69 Esas, 2016/277 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 51 maddeleri uyarınca erteli 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı somut bir delil bulunmayan sanığın üzerine atılı suçtan beraatine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; suç kastının bulunmadığından suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, suçun sübut bulmadığına ve lehine olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, 04.01.2013 tarihinde suça konu Garanti Bankası'na ait 12.03.2013 keşide tarihli, 21.250,00 TL bedelli kopya çeki sorgulatmak üzere Garanti Bankası ......Şubesine ibraz ettiğinde çekin sahte olduğunun tespit edildiği, bu surette sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanık soruşturma aşamasında, 04.01.2013 tarihli emniyet ifadesinde, suça konu çeki kimlik bilgilerini bilmediği köyüne gelen meçhul 2 şahsa sattığı 6 adet büyükbaş hayvan karşılığında 21.500 TL'lik satım bedeline istinaden aldığını, sorgulatmak amacıyla bankaya götürdüğünde sahte olduğunun anlaşıldığını, 17.04.2014 tarihli savcılık ifadesinde ise, suça konu çeki yaptığı hayvan satımı duyurusu üzerine köylerine gelen Karadenizli iki meçhul şahsa sattığı 10 adet büyükbaş hayvan karşılığında 27.500 TL'lik satım bedeline istinaden aldığını, kovuşturma aşamasında alınan beyanın da ise, hayvan satacağını, meçhul 2 şahsın hayvanlarını almak için geldiklerini, çek karşılığında hayvanları alacaklarını söyleyince çeki hayvanların raporlarını hazırlamak ve çeki bankaya sorgulatma için aldığını, bankada çekin sahte olduğunun ortaya çıktığını beyan etmiştir. 3. ... Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı üzerine ... İlçe Jandarma Komutanlığınca yapılan 04.05.2013 tarihli araştırma tutanağına göre; sanığın hayvan damının bulunduğu, yaklaşık 40 adet büyükbaş hayvanının 2012 eylül ayında sattığını, ancak ocak 2013 tarihinde 6 adet büyük baş hayvan satıp satmadığının bilinmediğinin rapor edildiği tespit edilmiştir. 4. Katılan ..., suça konu çekte keşideci şirket olarak gözüken "...Endüstri....Ltd. Şti" nin yetkilisi olduğunu, çekin kopya çek olup, gerçeğini... Contaya verdiklerini, daha sonradan aynı seri numarasından çok sayıda sahtesinin ortaya çıktığını, bu nedenle sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmiştir. 5. ... Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 10.06.2013 tarihli uzmanlık raporuna göre; çekin tamamen sahte olduğu, aldatma niteliğinin bulunduğu ve çekin ön yüzünde bulunan yazılar ve keşideci imzasının ... ile ...'ın elinden çıktığını gösterir nitelikte yeterli kaligrafik ve karakteristik ilgi ve irtibata rastlanılmadığının rapor edildiği belirlenmiştir. 6. Renkli kopyalama yöntemiyle tamamen sahte olarak oluşturulduğu tespit edilen çekin aldatıcılık özelliğinin bulunup bulunmadığı hususunda mahkemece bir gözlem ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. 7. Yargılama sonucunda, Mahkeme atılı suçun sübuta erdiğini kabul ederek resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın mahkûmiyeti ile adli sicil kaydında daha önce hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına dair karar bulunması ve zararın karşılanmamış olması nedeniyle şartları oluşmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verdiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Tebliğname yönünden Dosyadaki mevcut delil durumuna göre, sanığın aşamalarda değişiklik gösteren çelişkili savunmaları, suça konu çeki kimden, hangi hukuki ilişkiye istinaden aldığına yönelik herhangi bir delil dosyaya sunamamış olması, çekin meçhul şahıslardan alındığının beyan edilmiş olmasına rağmen doğrudan sanık adına düzenlenmiş olması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri yasal ve yeterli gerekçe ile değerlendiren Mahkemenin suçun sübut bulduğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden 1. Belgelerde sahtecilik suçlarında, belgenin nesnel olarak aldatıcılık yeteneğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatma yeteneğinin varlığını göstermeyeceği nazara alındığında; sahte belge aslının denetime imkan verecek şekilde yargılama dosyası arasına alınmadığı, belge üzerinde mahkemece herhangi bir gözlem yapılmadığı, aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının hükümde tartışılmadığının anlaşılması karşısında; aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu gözetilerek; mahkumiyet hükmüne dayanak oluşturulan çek aslının getirtilerek özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen zorunlu unsurları taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması, aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Kabule göre de; a.5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 inci maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği, sahtecilik suçunun işlenmesi ile oluşmuş somut bir zarardan da söz edilemeyeceği hususları gözetilmeden, suç tarihi itibarıyla engel adli sicil kaydı bulunmayan ve bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluştuğundan cezası ertelenen sanık hakkında, adli sicil kaydında daha önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu ve zararı gidermediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, b.Kasıtlı suçtan hapis cezası ile mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, c.Suça konu belgenin akıbeti hakkında karar verilmemesi, d.Suça konu çekin 04.01.2013 tarihinde bankaya ibraz edilmiş olması nedeniyle,"04.01.2013" olarak yazılması gereken suç tarihinin gerekçeli karar başlığında "04.01.2012" şeklinde yanlış yazılması, Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2015/69 Esas, 2016/277 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye değişik gerekçe ile uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.11.2023 tarihinde karar verildi.