Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/4956 E. 2024/4277 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4956
Karar No
2024/4277
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/35 E., 2016/296 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2016/35 Esas, 2016/296 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına, suça konu belgenin kolluğu aldatma kabiliyetinin bulunmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Sanığın suç tarihinde kolluk görevlilerine üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan ancak kardeşinin kimlik bilgilerini ihtiva eden sürücü belgesini ibraz etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın ikrarı, Emniyet Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün suça konu belgenin tümden sahte oluşturulduğunu ve aldatma niteliğinin bulunduğunu tespit eden uzmanlık raporu, mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamı itibarıyla yüklenen suçun sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı Kanun’un, Hapis cezasının ertelenmesi başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde hükmolunan hapis cezasının ertelenebilmesi için; “Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması,” şeklindeki düzenleme karşısında; suç tarihi itibarıyla engel sabıka kaydı bulunmayan, fiilden sonraki ve yargılama aşamasındaki davranışları nazara alınarak takdiri indirim nedeni uygulanan sanık hakkında tekrar suç işlemeyeceği hususunda kanaatin oluşup oluşmadığı değerlendirilerek erteleme hükmünün uygulanmasına ya da uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken uygulama yeri bulunmayan CMK'nın 231/8-11 maddeleri hükümleri gözetilerek sanık hakkında ertelemeye ilişkin hükümlerin uygulanmasına yer olmadığına şeklinde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2016/35 Esas, 2016/296 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.03.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/4956, K. 2024/4277, T. 27.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-4956-e-2024-4277-k-956d7fdccbbc