Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/4954 E. 2024/520 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4954
Karar No
2024/520
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/596 E., 2016/125 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/596 Esas, 2016/125 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 58 inci maddesi uyarınca 1yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; suça konu belgenin aldatıcılık niteliği olmamasına rağmen mahkumiyet hükmü kurulması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, kolluk görevlilerinin kimlik kontrolü sırasında suça konu sahte sürücü belgesini ibraz etmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir. 2. Sanık atılı suçu işlediğini ikrar etmiştir. 3. Suça konu sürücü belgesinin tamamen sahte olarak düzenlendiği ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğuna dair İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 11.08.2015 tarihli uzmanlık raporu ve suça konu sürücü belgesi dosya arasında bulunmaktadır. 4. Mahkemesince suça konu belge incelenmiş ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanık müdafiinin belgenin aldatıcılık niteliği bulunmadığına ilişkin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükümde suça konu sürücü belgesinin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu mahkemesince gözlem yapılarak tespit edilmiş, Heyetimizce dosya arasında bulunan belge aslı incelenmiş, belgenin unsurlarının tamam olduğu, fotoğraf üzerine gelecek şekilde soğuk damgasının bulunduğu, fotoğrafın haznesine uyum sağladığı görülmüş olduğundan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanması gereken 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde belirtilen hak yoksunluklarının infaz sırasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 4. Sanık hakkında kurulan hükümde Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerekeceğinden, adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır bir cezayı içeren ... 4. Ağır Ceza Mahkemesi 2000/33 Esas, 2000/127 Karar sayılı 12 yıl 6 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, sanığın Üsküdar 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/194 Esas, 2011/248 Karar sayılı hükümlerinin tekerrüre esas alınması ve resmi belgede sahtecilik suçunun temel ceza belirlenirken alt sınır olan "2 yıl" yerine sehven " 1 yıl" belirlenmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ... 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/596 Esas, 2016/125 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının birinci bendinden "1 yıl" ibaresinin çıkartılarak yerine "2 yıl" ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine " Sanığın, ... 4. Ağır Ceza Mahkemesi 2000/33 Esas, 2000/127 Karar sayılı 12 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi ve aleyhe temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi ve 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilâm nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/4954, K. 2024/520, T. 17.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-4954-e-2024-520-k-5592be43c907