Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/42837 E. 2026/4549 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/42837
- Karar No
- 2026/4549
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/297 E., 2021/56 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında 21.09.2010 şeklinde hatalı yazılan suç tarihinin, sanığın katılan ...'e (...) yönelik eylemi nedeniyle 23.09.2010, katılan ...'ya yönelik eylemi nedeniyle 06.10.2010 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 22.10.2019 tarihli ve 2017/26870 Esas, 2019/10360 Karar sayılı bozma ilamına esas İstanbul Anadolu 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2014 tarih, 2012/123 Esas ve 2014/228 Karar sayılı kararına yönelik aleyhe temyiz bulunmadığı halde, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca, sanığın ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı bulunduğu gözetilmeden fazla ceza tayini, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hükümden tamamen çıkartılmasına, yerine "5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 326/son maddesi uyarınca, sanığın neticeten her bir katılan yönünden ayrı ayrı 6000,00 TL ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen adli para cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 52/4 maddesi uyarınca sanığın ekonomik ve şahsi durumuna göre birer ay ara ile 20 eşit taksitte tahsiline, sanık hakkında sonuç olarak adli para cezasına hükmedildiğinden 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına" şeklindeki bölümün eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
27.04.2026 tarihinde karar verildi.