Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/42818 E. 2024/2642 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/42818
- Karar No
- 2024/2642
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/125 E., 2016/130 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının 03.07.2015 tarihli ve 2015/1429 sayılı iddianamesiyle sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına talebiyle Beykoz Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. Beykoz 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.07.2015 tarihli ve 2015/658 Esas, 2015/654 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine temas edip etmeyeceğinin üst dereceli ağır ceza mahkemesince değerlendirilmesi için görevsizlik kararı verilmiştir. 3. Görevsizlik kararı üzerine Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 tarihli ve 2016/125 Esas, 2016/130 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 1.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyizi; dolandırıcılık kastının olmadığına, bu sebeple beraat etmesi gerektiğine, sanığın ek temyizi ise; suça konu eylemi ürünleri kargo yapması için anlaştığı MSY Kargo firmasının sahibi Muzaffer Safa Yalçın'ın gerçekleştirdiğine, kendisinin haberdar olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın suç tarihinde sahibinden.com adlı internet sitesinde satılık cep telefonu ilânı verdiği, katılanın bu ilânı görerek yüz yüze gelmeksizin sanıkla iletişim kurduğu, sanığın sözde telefonu kargo ile yollayacağı vaadiyle katılandan 900,00 TL haksız menfaat temin ettiği anlaşılmıştır 2. Sanık telefon numarasının değişmesi nedeniyle katılana ulaşamadığını savunmuştur. 3. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1.Gerekçeli karar başlığında 2014 olarak eksik gösterilen suç tarihinin, haksız menfaatin temin edildiği 09.07.2014 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 2. UYAP üzerinden yapılan araştırmada, sanığın inceleme konusu dosyada olduğu gibi benzer türden dosyalarda soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki savunmalarının aksine sonradan verdiği dilekçelerle eylemi MSY kargo firmasının yetkilisi Muzaffer Safa Yalçın'ın gerçekleştirdiğini, kendisinin ürünleri kargolatmak için onun firmasına teslim ettiğini ve ürünlerin müşterilere gönderilmediğinden haberdar olmadığını öne sürdüğü, bir çok dosyada gereken araştırmanın yapıldığı, bu dosyalarda toplanan delillere göre tanığın suçu ikrara yönelik beyanda bulunmasına rağmen değiştirilen savunmanın yıllar sonra ortaya çıkması, Muzaffer Safa'nın kargo firmasının dolandırıcılık amacıyla kurulduğunu ifade etmesi, sanıkla aynı ceza infaz kurumunda bulunmuş olması, tanığın da benzer türden çok sayıda eyleminin bulunması nedenleriyle sanığın sunduğu ek savunma sübuta etkili görülmemiştir. 3. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır. 4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2024 tarihinde karar verildi.