Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/41301 E. 2026/4965 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/41301
- Karar No
- 2026/4965
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2858 E., 2020/246 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi
Cumhuriyet savcısı ve katılanların temyiz istemlerinin sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne münhasır olduğu ve sanığın suçu işlediğinin sabit olması karşısında beraat hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılması talebine ilişkin gerekçelerin, hukuki bir temyiz nedeni olduğu belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.07.2019 tarihli ve 2018/168 Esas, 2019/183 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 157/1, 52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 05.02.2020 tarihli ve 2019/2858 Esas, 2020/246 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 280/1-(a) ve 303/1-(a) maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-(e) maddesi gereği beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Cumhuriyet Savcısı ve Katılanların Temyiz Nedenleri Sanığın suçu işlediğinin sabit olması karşısında beraat hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Katılanların evli oldukları, olay günü katılan ... adına kayıtlı olan ev telefonlarının, yabancı kişi adına kayıtlı olduğu belirlenen cep telefonu numarasından arandığı, akabinde yine yabancı kişi adına kayıtlı hattan, katılan ...’in cep telefonundan arandığı kendisini polis memuru ... olarak tanıtan kişinin, kimlik bilgilerinin ve hesabının terör örgütünün eline geçtiğinden bahisle operasyon yapacaklarını söyleyip katılan ...’e banka hesabının bulunup bulunmadığını sorduğu, katılan ...’in kendisine ait mobil telefonla konuşarak konutundan ayrıldığı, bu esnada katılanların konutunda bulunan sabit telefonun açık olduğu ve katılan ...'nin telefondaki kişiyle konuşmaya başladığı, bu kişinin katılan ...’ye de kendisini .. ... olarak tanıttığı ve ..’ye de kimlik bilgilerinin teröristlerin eline geçtiğini söyleyip, evde altın ve para olup olmadığını sorduğu, bu esnada katılan ...'in kendisine ait .. Bankası hesabından 11.020,00 TL çekip PTT Ödemiş Şubesinden, temyiz dışı sanık ..’a ait .. hesabına gönderdiği, katılan ... ile telefon görüşmesi yapan kişinin ise ..’ye eve sivil giyimli kolluk personelinin geleceğini, evde bulunan altın ve paraları bu kişiye vermesini söylediği, yaklaşık on dakika eve gelen meçhul kişinin, ..’den bir kısım altın ve 5.500,00 TL parayı poşetle teslim alıp uzaklaştığı, devamında katılan ... ile cep telefonu üzerinden tekrar irtibata geçen sözde kolluk personelinin ... ile görüşme yapmaya devam ettiği ve bankadaki parasını çekmesini ve sanık ...'nin ...Şubesi nezdinde bulunan ... nolu hesabına göndermesini istediği, bunun üzerine ...'nin .. Bankası hesabındaki yaklaşık 28.000,00 TL tutarındaki parasını çektiği, ancak .. Şubesindeki sistemsel sorun nedeniyle parayı sanık ...'ye ait hesaba yatıramadığı; bunun üzerine telefondaki kişinin katılanı, parayı sanık ...’nin ... ... Şubesi nezdinde bulunan ... nolu hesabına yatırması için ...’a yönlendirdiği katılanın ... Şubesine gittiği, ancak banka personelinin katılan ...'nin hareketlerinden şüphelenmesi üzerine katılan ...'nin dolandırıldığını anladığı, katılanların zararın giderilmediği anlaşılan olayda;
Her ne kadar sanık ..., 06.06.2017 tarihli kolluk beyanı ve kovuşturma evresinde bununla uyumlu olan savunmasında özetle, suçla ilgisinin bulunmadığını, temyiz dışı sanık ..'i, katılanları ve suçta kullanılan hat sahibi yabancı uyruklu kişileri tanımadığını savunmuş ise de katılan ... tarafından dava dosyasına ibraz edilen ve ...'nin el yazısı ile yazılmış, üzerinde sanık ...'e ait banka hesap bilgilerinin yer aldığı el notları ile katılan ...'nin bankadan çektiği 28.000,00 TL'yi .. nezdinde yatırmak istediği hesabın sanık ...'e ait olduğuna ilişkin cevabi yazı, yine ... tarafından dosyaya gönderilen cevabi yazıya göre söz konusu hesabın sanık ...'e ait olduğu, suç tarihi olan 11.04.2016 tarihinde ... Şubesinden açıldığı ve ertesi günü 12.04.2016 tarihinde ...'da bulunan ... ... Şubesinden sanık ...'in bizzat şubeye müracaatı ile ve imzasıyla hesabın kapatıldığı, sanık ...'in hiçbir savunmasında yer almayan "... isimli şahsın yurt dışından para geleceğini ancak vergi borcu nedeniyle hesapları kullanamayan müşterilerine yardımcı olmak için sanıktan hesap numaralarını istediği" hususunun sanık müdafiince istinaf başvuru dilekçesinde öne sürülen bir nedenden ibaret olduğu gözetilerek maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti açısından, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-(g) maddesi uyarınca duruşma açılarak sanık ile katılanların beyanlarının tespiti ve sanık müdafiinin istinaf dilekçesinde adı geçen, sanık ...'in akrabası olduğu anlaşılan ...'nin 5271 sayılı CMK'nın 43. maddesinde belirtilen usule göre duruşmaya daveti ile aynı Kanun'un 45. maddesi uyarınca tanıklıktan çekinme hakkının bulunup bulunmadığı belirlenmek, var ise çekinme hakkı hatırlatılmak suretiyle olaya ve savunmaya ilişkin ayrıntılı beyanının tespiti ile sonucuna göre gerekirse ... hakkında suç duyurusunda bulunulması ve açılması hâlinde kamu davalarının birleştirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini ile bir hüküm kurulmasıgerekirken, duruşma da açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Değerlendirme ve Gerekçe bölümünde açıklanan açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısı ve katılanların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-(b) maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.05.2026 tarihinde karar verildi.