Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/40820 E. 2025/4963 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/40820
- Karar No
- 2025/4963
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ :Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka,sigorta,kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.10.2019 tarihli ve 2019/102 Esas, 2019/388 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında "kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık" suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158/1-L, 52/2-4, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis ve 99.000,00 TL adli para ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 14.02.2020 tarihli ve 2020/55 Esas, 2020/270 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli kesin delil bulunmadığına, mahkumiyet hükmünün bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, kararında sanık müdafinin öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.