Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/40074 E. 2025/4692 K.

Konu: Nitelikli Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/40074
Karar No
2025/4692
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1195 E., 2019/218 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Katılan ...Ş. vekilinin 04.02.2019 tarihinde süre tutum dilekçesi verdiği, gerekçeli temyiz dilekçesini sunması için gerekçeli kararın 18.02.2019 tarihinde tebliğ edildiği, hükümde 5271 sayılı CMK’nin 295. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi gerektiğinin bildirilmediği gibi bu hususun meşruhatlı tebligat ile de bildirilmediği anlaşıldığından, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.06.2021 tarih, 2020/14-457 Esas ve 2021/301 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere katılan vekilinin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün geçtikten sonra sunduğu 28.02.2019 tarihli temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul Anadolu 11.Ağır Ceza Mahkemesinin 08.03.2018 tarihli ve 2017/21 Esas, 2018/104 Karar sayılı kararı ile sanık ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f ve 204/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, sanık ... yönünden resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine, sanık ... yönünden ise 5237 sayılı TCK'nin 158/1-f bendi, 62/1. 52/2-4, 53. maddeleri uyarınca nitelikli dolandırıcılık suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 66.650,00 TL adli para cezasına, para cezasının 20 eşit taksitte birer ay arayla tahsiline ve hak yoksunluklarına, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise TCK 204/1, 62/1, 51/1 ve 53.maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına, hapis cezasının ertelenmesine, 2 yıl denetim süresi olarak belirlenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 30.01.2019 tarihli ve 2018/1195 Esas, 2019/218 Karar sayılı kararıyla sanık ... hakkında verilen beraat ile sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyete ilişkin karar hakkında yapılan istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararına yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı CMK’nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı CMK'nin 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ...Ş. vekilinin temyiz isteği; sanık ...'ın kardeşi ... ile aralarında ticari ilişkileri olduğunu kabul ettiğini, suça konu çek arkasındaki birinci ciranta kaşesinin sanığa ait firmaya ait olduğunu, Vergi Dairesinin cevabi yazısı uyarınca bu durumun doğrulandığını, bu nedenle sanık ...'ın mahkumiyetine ilişkin İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ve gerekçe ile istinaf başvurusunun kabulüne ve sanığın beraatine karar verildiğini ileri sürerek, kararı temyiz etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi evrakta sahtecilik suçlarından kamu davası açılmış ise de, sanığın sahte çek düzenlenmesi eylemine iştirak ettiğine, çekin sahte olduğunu bilerek kullandığına ve dolandırıcılık kastı ise maddi menfaat elde ettiğine ilişkin dosya içerisine yansıyan mahkumiyete yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından atılı suçlardan beraatine, Sanık ... suça konu çeki kendisinin vermediğini beyan etmiş ise de çekin arkasındaki 1. ciranta kaşesinin sanığa ait firmaya ait olduğunun tespit edildiği, sanık ...'nin bu çeki alacağına karşılık olmak üzere diğer sanık ...'dan aldığını beyan ettiği ve buna ilişkin fatura ve belgeleri de dosyaya ibraz ettiği, Vergi Dairesine yapılan beyanlar ile de bu savunmanın ve belgelerin doğrulandığı, suça konu çek arkasındaki ciro silsilesinin de bunu doğruladığı, buna göre sanıkların yetkilisi olduğu firmalar arasında ticari ilişki bulunduğu, sanık ...'ın diğer sanığa ait firmaya mal ve hizmet satışında bulunduğu ve bunun karşılığında da sanık ...'ın suça konu sahte çeki ciro edip kendisine vererek maddi menfaat elde ettiği, bu şekilde resmi evrakta sahtecilik ve bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu sanık ...'ın işlediği anlaşıldığından her iki suçtan TCK 158/1-f ve 204/1 maddeleri gereğince cezalandırılmasına ilişkin karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sahte çekin sanık ... tarafından mağdur ...'a aralarında önceden gerçekleşen ticari ilişkiden doğan borca karşılık verildiği, önceden gerçekleşen ticari ilişkiden doğan borçtan kaynaklanan edimin yerine getirilmesi nedeniyle sahte çekin kullanıldığı olayda sanık ...'ın üzerine atılı bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiği halde mahkumiyet hüküm kurulduğu anlaşıldığından sanığın mahkumiyetine yönelik yerel mahkeme kararının kaldırılarak sanık ...'ın CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine, diğer sanık ... yönünden nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararına yönelik katılan ...Ş. vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Katılan ... adına ... Bankası ... Şubesinden verilme, hamiline olarak yazılı "..." numaralı, 12.12.2015 keşide tarihli, 32.000,00 TL değerindeki sanık ...'ın borcuna mahsuben cirolayarak katılan ... A.Ş.'ye (alacağın devri ile ... Varlık Yönetim'e devredilen) çeki verdiği, şirket tarafından yapılan araştırmada çekin sahte olarak düzenlendiğinin tespit edilerek şikayette bulunulduğu, katılan ..., çekin kendisine ait olmadığını ve kendisinin vermediğini beyan ederek şikayetçi olduğu, çek aslı üzerinde yapılan incelemede çekin sahte olarak düzenlendiği ve üzerindeki imzanın katılan ...'in eli mahsülü olmadığına dair 29.10.2016 tarihli rapor düzenlendiği, sanık ...'ın çeki ...kendisinin verdiğini, firması bulunan ... kaşesi üzerindeki imzanın kendisine ait olduğunu, çeki kendisine ağabeyi olan ve ... Ltd. Şti'nin sahibi diğer sanık ...'ın verdiğini ifade ettiği, ...'ın ise çeki kendisinin vermediğini, kardeşi ...'nin çeki muhasebecisinden aldığını söylediğini bildirmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti ve sanığın suç kastının belirlenmesi açısından, sanık ...'ın işlem tarihinde muhasebecisi olan kişinin tespit edilerek olay nedeniyle tanık sıfatıyla bilgi ve görüşleri sorularak suça konu çekin kendisi tarafından verilip verilmediğinin sorulması, sanıklara ait şirketler arasındaki ticari ilişkinin tespiti bakımından şirketlere ait defterler, kayıtlar, varsa irsaliyeli faturaların getirilmesi, şirketler adına ciro edilerek kullanılan çek bedelinin ödenip ödenmediğinin, hangi ticari ilişki çerçevesinde çekin kullanıldığının tespit edilerek belirlenmesi, aralarında dosyaya yansıyan faturalara ve sanıkların beyanlarına göre açık hesap bulunduğu da değerlendirilerek bu hususta gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, sanık ... tarafından dosyaya ibraz edilen 02.09.2015 tarihli sandık satışına ilişkin fatura ve ödeme araçları tevdi bordrosu suretleri ...'a gösterilip, belirtilen ödemelerin kendilerine yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise suça konu çeke ilişkin olarak mı ödeme yapıldığı hususları sorulması, ayrıca suça konu çekteki yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığının sorulması, inkar halinde temin edilecek yazı ve imza örneklerinin getirtilip suça konu yazı ve imzaların sanığa ait olup olmadığı konusunda, uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 30.01.2019 tarihli ve 2018/1195 Esas, 2019/218 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/40074, K. 2025/4692, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-40074-e-2025-4692-k-f737bfecade3