Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/39210 E. 2024/12990 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/39210
- Karar No
- 2024/12990
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 2. Tebliğnamede, sanığın temyiz talebinin gerekçe içermediği anlaşıldığından reddi gerektiği düşüncesi belirtilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, şikayetçinin kamu görevlisi olmadığına, bu sebeple 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesinin uygulanmaması, eylemin aynı Kanun'un 125/1. maddesi kapsamında değerlendirilmesi ve uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümde kanun yolu gösterilirken 5271 sayılı Kanun'un 294 ve 295. maddeleri uyarınca, sunulacak temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermesi gerektiğine dair ihtar bulunmadığı ve gerekçeli kararın tebliğine dair evrakın da, sanığın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde, yasal düzenlemeye uygun şekilde temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçe verebileceği, aksi halde sebep yokluğundan temyiz isteminin reddedileceği hususlarında usule uygun ihtar içermediği anlaşılmakla, sanığın 02.12.2012 tarihli dilekçe ile hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini gösterdiği belirlenerek Tebliğnamedeki ret düşüncesine iştirak edilmemiştir. Şikayetçinin tanıklık faaliyetinin icrası kapsamında kamu görevlisi olduğundan dolayı, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 125/3-a maddesinin uygulanmasında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Sanığın tekerrüre esas alınan ilamında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulandığı anlaşılmakla, sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun tespiti ile cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Aydın 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.