Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/39371 E. 2024/9010 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/39371
- Karar No
- 2024/9010
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/984 E. 2020/1258 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 Sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2015 tarihli ve 2015/744 Esas 2015/978 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 Sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası,62,53 ve 58 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanması ile cezasının infazından sonra denetim tedbirlerinin uygulanmasına, hükmedilmiştir. 2. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 08.04.2019 tarihli ve 2017/9986 Esas, 2019/3584 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle, a) Suça konu nüfus cüzdanı üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 30.06.2015 tarihli kriminal raporda, belge üzerindeki sahtecilik işleminin, fotoğraf değişikliği suretiyle meydana getirildiğinin ve fotoğraf üzerinde soğuk mühür izinin bulunmadığının tespit edilmesi karşısında suça konu belgenin aldatma niteliğini haiz olup olmadığı hususunda mahkeme tarafından duruşmada incelenerek özelliklerinin duruşma tutanağına yazılıp, varsa ne şekilde aldatıcılık niteliği bulunduğunun gerekçeli kararda açıklanarak tartışılması ve denetime olanak verecek şekilde belge aslının dosya içerisinde bulundurulması gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, b) Kabule göre de; i) 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, ii) Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 gün ve 2013/8- 151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği cihetle; Soma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.02.2010 gün ve 2007/457 esas ve 2009/938 karar sayılı ilamının, tekerrüre esas alınan Eskişehir 3. Sulh Ceza Mahkemesinin ilamından daha ağır hükümlülük içerdiği ve tekerrür uygulamasına esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, iii) Suça konu nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi yerine müsaderesine karar verilmesi, gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. c) Bozma üzerine yapılan yargılamada, Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2020 tarihli ve 2019/984 Esas 2020/1258 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanması ile cezasının infazından sonra denetim tedbirlerinin uygulanmasına, hükmedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükmün açıklandığı son duruşmaya mazeret bildirdikleri halde mazeretleri ile ilgili bir karar verilmeden hüküm kurulmasının, davaya konu nüfus cüzdanının usulüne uygun bir adli arama kararı ele geçirilmemiş olmasının ve mahkemenin Yargıtay bozma ilamına uymadan davaya konu belgeyi duruşmada usulüne uygun incelemeden hüküm kurmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Suç tarihinde, hakkında yakalama kararları bulunan sanığın ihbar üzerine sevk ve idaresindeki araçla kolluk görevlilerince durdurulması akabinde kendisinden kimlik ibrazı istendiğinde ... adına düzenlenmiş, üzerinde kendisine ait fotoğraf bulunan sahte nüfus cüzdanını ibraz ettiği, nüfus cüzdanı üzerinde Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce yapılan inceleme sonucunda düzenlenen uzmanlık raporunda nüfus cüzdanının orijinal olduğu ancak nüfus cüzdanındaki evvelce mevcut olan fotoğrafın, belge üzerindeki laminenin kenarları boyuncu kesilerek yerinden alınıp buraya mevcut fotoğrafın tahrifen yerleştirilerek fotoğraf değişikliği yapıldığı, sahteciliğin ilk nazarda ve kolaylıkla dikkati çekmeyeceği cihetle nüfus cüzdanının aldatma kabiliyetini haiz olduğunun tespit edilmesi üzerine sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçu kapsamında kamu davası açılmış; bozma üzerine mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesi oluşun iddia gibi olduğunun kabulü ile temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. 2.Sanık aşamalarda atılı suçu ikrar etmiştir. IV. GEREKÇE Sanık savunması, kriminal rapor, Heyet gözlemi ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığın üzerine atılı suçun sabit olduğu belirlenmekle 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanığa yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1. Sanık hakkında kurulan hükümde adli emanete kayıtlı suçu konu belgenin dosyada delil olarak saklanması gerekirken müsadere kararı verilmesi, 2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı kararında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiğinden, sanığın adli sicil kaydındaki Soma 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/457 Esas, 2009/938 Karar tarihli ilamının, tekerrüre esas alınan Eskişehir (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/577 Esas, 2011/748 Karar sayılı ilamından daha ağır hükümlülük içermesi nedeniyle bu ilamın tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, hususları hukuka aykırı bulunmuş olup bu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2020 tarihli ve 2019/984 Esas 2020/1258 Karar sayılı kararında sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından suça konu nüfus cüzdanının müsaderesine ilişkin bölümün çıkartılarak yerine "nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanmasına" ibaresinin yazılması ile hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine ''Soma 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/457 Esas, 2009/938 Karar tarihli ilamının tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2024 tarihinde karar verildi.