Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/39274 E. 2024/6 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/39274
Karar No
2024/6
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/996 E., 2016/162 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bismil 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/996 Esas, 2016/162 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, taksitlendirmeye ve müsadereye karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın, kesinleşmiş hapis cezasının infazından kaçmak amacıyla kardeşi İbrahim Kaçmaz’ın kimlik bilgilerini taşıyan ancak üzerinde kendi fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanını görevli emniyet güçlerine ibraz etmek suretiyle kullandığı ancak emniyet güçlerinin sanığı şahsen tanımaları nedeniyle kimliğin sahte olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. 2. Sanık suçu ikrar etmiş ve hakkında bulunan kesinleşmiş hapis cezasının infazından kaçmak amacıyla eylemi gerçekleştirdiğini beyan etmiştir. 3. Emniyet Genel Müdürlüğü ... Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından tanzim olunan, 23.06.2015 tarihli; " ... söz konusu nüfus cüzdanının tamamen sahte olduğu, ... aldatma (iğfal) kabiliyetinin bulunduğu," görüşünü içerir Uzmanlık Raporu dava dosyasında mevcuttur. 4. Mahkemece, suça konu belgenin incelendiği, özellik ve unsurlarının tutanağa geçirildiği aldatma niteliğinin bulunduğu görüşüne yer verildiği belirlenmiştir. 5. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer verilen; "Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır." şeklindeki hüküm karşısında sanık hakkında neticeten hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasının kısa süreli hapis cezası olmadığı dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50 nci maddesi kapsamında seçenek yaptırımlara çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3. Sanık hakkında neticeten hükmolunan cezanın türü karşısında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi ve suça konu belgenin dava dosyasında delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerekirken aynı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılıklar giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bismil 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2016 tarihli ve 2015/996 Esas, 2016/162 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulandığı (4) numaralı paragrafın hükümden tamamen çıkarılması ve (8) numaralı paragrafta yer alan cümleden; "TCK.nın 54. maddesine göre MÜSADERESİNE," ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerine "dava dosyasında delil olarak saklanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/39274, K. 2024/6, T. 08.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-39274-e-2024-6-k-8f700ac95b59