Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/37924 E. 2026/7530 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/37924
- Karar No
- 2026/7530
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/84 E., 2021/29 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununa aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret,onama
Sanık hakkında, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na (5809 sayılı Kanun) aykırılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün miktar itibarıyla kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.5809 Sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde: 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca, sanık hakkında doğrudan hükmedilen 1.000 TL adli para cezasına ilişkin hüküm kesin nitelikte olduğundan, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2.Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan İncelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerekeceğinden, adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır bir cezayı içeren İzmir 9. Ağır Ceza Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2011 tarihli ve 2010/423 Esas, 2011/39 Karar sayılı ilamıyla hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan 8 yıl 12 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/152 Esas, 2007/251 Karar sayılı ilamıyla hakkında 7 yıl 6 ay hapis cezasına ilişkin hükmün esas alınması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından TCK'nin 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine "İzmir 9. Ağır Ceza Ağır Ceza Mahkemesi'nin 23.02.2011 tarihli ve 2010/423 Esas, 2011/39 Karar sayılı ilamıyla hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan 8 yıl 12 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, TCK’nin 58/6-7. maddeleri uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı CMUK'nin 326/son ve 5275 sayılı Kanun’un 108/2. maddeleri gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,08.09.2026 tarihinde karar verildi.