Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/36469 E. 2024/5569 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/36469
- Karar No
- 2024/5569
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/421 E., 2020/29 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.09.2015 tarihli ve 2013/602 Esas, 2015/296 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 05.07.2017 tarihli ve 2017/18604 Esas, 2017/17498 Karar sayılı kararı ile sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine yapılan yargılamada, Bakırköy 13.Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2020 tarihli ve 2017/421 Esas, 2020/29 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmiştir II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığın kendisini mali müşavir olarak tanıttığı, kamu kuruluşunu dolandırıcılık fiiline aracı kıldığına, bu nedenle delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğuna, hükmedilen cezanın alt sınırdan tayininin hakkaniyet ve nefaset ilkelerine aykırılık teşkil ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Katılanın daha önceden yurt dışında çalıştığı ve Türkiye'de çalıştığı günler ile birlikte günlerini toplatarak emekli olmak istediğini, kendisini mali müşavir olarak tanıtan sanığın bu hususta katılanın işlerini halledebileceğini söyleyerek bu işlemler için 2011 yılı Aralık ayında katılan ve eşi ile buluşarak 20.000,00 TL parayı nakit aldığını, ancak katılanın belirtilen işlemleri yapmadığını, aldığı parayı da geri ödemediğini, olayı tanık olarak katılanın eşi tarafından doğruladığını, katılanın daha sonra sanığın mali müşavir olmadığını, kendisinin bu şekilde dolandırıldığını öğrendiğini, Türkiye Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler Odasının 18.11.2013 tarihli yazısında da belirtildiği üzere sanığın mali müşavir ya da muhasebeci olmadığının anlaşıldığını, sanığın belirtildiği şekilde kendisi hakkında güven verebilecek şekilde mali müşavir olduğunu söyleyerek katılanı yanıltarak 20.000,00 TL parasını aldığını, bu şekilde gerçekleşen eylem nedeniyle sanık hakkında dolandırıcılık suçundan dolayı hakkında kamu davası açılmıştır. 2. Sanık savunmasında; atılı suçlamayı kabul etmediğini, serbest muhasebeci olarak çalıştığını, katılandan emekli işlemlerini tamamlamak üzere 20.000,00 TL para aldığını, işlemlerin uzadığını, evrakını hazırlamaya çalıştığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. 3. Katılan aşamadaki beyanında; sanıktan şikâyetçi olduğunu bildirmiştir. 4. Dosya bozma sonrası Uzlaştırma Bürosuna gönderilmiş ve sanığın uzlaştırmayı kabul etmemesi üzerine uzlaştırma sağlanamamıştır. 5. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE İlk uzlaştırma teklifinin yapıldığı tarih ile uzlaştırma işlemlerinin başarısız kaldığı tarih arasında zamanaşımı süresinin durduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2020 tarihli ve 2017/421 Esas, 2020/29 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2024 tarihinde karar verildi.