Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/35410 E. 2025/4827 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/35410
- Karar No
- 2025/4827
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, Beraat, Müsadere
1. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden Sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2009/13-12 sayılı Kararı ile aynı Kanun'un 231/12. maddesi gereği itirazı kabil olup temyizinin mümkün bulunmadığı, kanun yolu incelemesinin itiraz mercisince yapılması gerektiği, itiraz merciince itirazın karara bağlandığı anlaşılmakla, dava dosyasının Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
2. Sanık ... müdafii Av. ...'ın müsadere kararı ile sınırlı temyiz isteği yönünden yapılan incelemede : Sanık ... müdafii Av. ... 05/09/2016 tarihli dilekçe ile; ... plakalı araçla ilgili verilen müsadere kararına yönelik temyiz talebinde bulunmuş ise de; hüküm sanık ... müdafii Av. ...'in yüzünde 03/05/2016 tarihinde tefhim edilmiş olup, 5271 sayılı CMK’nın 310/1 madde geregince 1 haftalık yasal temyiz süresi geçtikten sonra sanık ... müdafii Av. ...'ın 05/09/2016 tarihinde temyiz dilekçesi sunması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 317. madde gereğince sanık ... müdafii Av....'ın temyiz isteğinin süre yönünden oy birliğiyle REDDİNE,
3. Sanıklar ... ve ... hakkında ...'e karşı "Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık" suçu nedeniyle verilen mahkumiyet hükümlerinin temyiz edilmesi nedeniyle yapılan incelemede; Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanıklar ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
4. Sanık ... hakkında "Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak", "Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme", "Dolandırıcılık", "Mühürde sahtecilik", "Suç eşyasının kabul edilmesi" ve "Resmi belgede sahtecilik" suçları nedeniyle verilen beraat hükümlerinin sanık ... müdafiinince vekalet ücretiyle sınırlı temyiz edilmesi nedeniyle yapılan incelemede; 1136 sayılı Kanun’un 168. maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasına "3.600,00 TL maktu avukatlık ücretinin hazineden alınarak beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanığa verilmesine” cümlesi eklenmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
5. Sanık ... hakkında; "Resmi Belgede Sahtecilik" ve "Suç eşyasının kabul edilmesi"; sanık ... hakkında, "6136 sayılı Kanun'a ayıkrılık", "Resmi Belgede Sahtecilik" ve "Suç eşyasının kabul edilmesi"; sanık ... hakkında, "Resmi Belgede Sahtecilik" ve "Suç eşyasının kabul edilmesi"; sanık ... hakkında ''Resmi Belgede Sahtecilik''; sanık ... hakkında ''Resmi Belgede Sahtecilik''; suçları nedeniyle verilen hükümlere yönelik temyiz isteği yönünden yapılan incelemede: Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 204/1, 165/1, 6136 sayılı Kanun'un 13/3 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanıklar ve müdafiilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 6. Sanık ... hakkında ...'e karşı "Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık" suçu nedeniyle verilen mahkûmiyet hükmünün temyiz edilmesi nedeniyle yapılan incelemede; Gerekçeli Kararın "delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe" bölümünde; "Sanık ...'un, çalıntı olduğunu bildiği halde yanında çalıştığı diğer sanık ...'in ... plakalı otomobili, diğer sanıklar ... ve ...'dan satın alması için aracı olduğu ve böylece sanıklar ... ve ...'ın, ...'e yönelik işledikleri "dolandırıcılık" suçuna iştirak ettiği anlaşılmakla sanığın eylemine uyan TCK.'nun 37/1.maddesi delaletiyle 158/1-d.maddesi uyarınca cezalandırılmasına ancak kovuşturma başlamadan önce ...'in zararının giderilmiş olması nedeniyle sanık hakkında TCK.'nun 168/1.maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasında ve sanığın suç tarihi itibariyle daha önceden kasti bir suçtan mahkumiyetinin bulunmadığı ve suçtan kaynaklı zararın giderilmiş olması ile sanığın Mahkememiz'ce tespit edilen kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları nazara alındığında, ileride bir daha suç işlemeyeceği hususunda Mahkememiz Heyeti'nde olumlu kanaat oluştuğundan, sanık hakkında verilen bu hükmün CMK.'nun 231/5.maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir." şeklinde açıklamalara yer verilerek sanık hakkında "...'e yönelik Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçu nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği belirtilmiş ise de; hüküm fıkrasının 24. bendinde; ''sanık ...'un 5237 sayılı TCK.nun 158/1-d, 62, 52/2, 52/4, 53 maddeleri geregince sanığın 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 10.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına'' karar verilmek suretiyle; sanık hakkında TCK.nun 168/1 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceği konularında hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki oluşturulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.