Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/34321 E. 2023/8846 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/34321
- Karar No
- 2023/8846
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/439 E. 2015/480 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2014/439 Esas, 2015/480 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının j-son bendi, 62 nci, 53 üncü ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 347.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmonulan adli para cezasının yirmi dört eşit taksit halinde ödenmesine, 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; sahteliği iddia olunan çeklerin sanığın muhasebecisi tarafından bankalara teslim edildiğine, sanığın çeklerin sahte olup olmadıklarını bilemeyeceğine, çeklerdeki ciroların sanığın el ürünü olup olmadığı tespit edilmeden eksik inceleme neticesi hüküm kurulmuş olduğuna, sanığın dolandırıcılık kastı bulunmadığına, bu durumun sanığın tüm kredi limitini kullanmadığından ve rehinli araç satışı yapılmasından anlaşılabileceğine ve mahkeme huzurunda bulunmayan sanık hakkında hüküm verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanık hakkında, sahte olarak düzenlemiş olduğu tespit edilen suça konu 4 adet 687.000,00, TL,38.500,00 TL,58.000,00 TL ve 43.000,00 TL bedelli çekleri genel kredi tahsini sağlamak için katılan ......Şubesine sunmak suretiyle tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacı ile kredi tahsisi sağladığı ve kullandığı gerekçesiyle eylemine uyan nitelikli dolandırıcılık ve zincirleme resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açılmıştır. 2. Mahkemece, sahte çeklerin sanığa aidiyetlerinin tespit edilememesine rağmen toplanan delillerden sanığın sahte çekleri kullanarak bankaya ibraz ettiği ve tahsis edilmemesi gereken kredinin tahsisini sağlayarak kullandığı açıkça subuta erdiği anlaşılmakla eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçundan ve suça konu çeklerin farklı zamanlarda sunulduğuna dair dosyada delil bulunmadığından çeklerin aynı anda sunulduğu ve tek bir eylem olarak kabul edilmesi gerektiğinden aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki hükümlerinin uygulanmadığı ancak çek adetinin fazla olması alt sınırdan uzaklaşarak 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetine hükmedilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2014/439 Esas, 2015/480 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2023 tarihinde karar verildi.