Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/33170 E. 2026/6176 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/33170
- Karar No
- 2026/6176
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/177 E., 2016/205 K. SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında dolandırıcılığı, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Sanık ... Hakkında Suç Eşyasının Satın Alınması Veya Kabul Edilmesi Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığa yüklenen “suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 23.05.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın, inşaat yapmak için finansman ihtiyacı duyan katılana teminat göstermesi şartıyla 700 bin TL destek sağlayacağı vaadinde bulunduğu, katılanın da kardeşi ... ait bir taşınmaz olduğunu, teminat olarak devredebileceğini söylemesi üzerine sanığın bu teklifi kabul ettiği, tapunun devredileceği gün sanığın vergi ve benzeri sıkıntılar yaşamamak için bir tanıdığı üzerine taşınmazı devir alacağını belirtip ....... ait kimliği katılana verdiği, katılan işlemleri başlattıktan sonra sanığın ........ ve ...... ile beraber tapu müdürlüğüne geldiği, bu sırada sanığın katılanın adı geçen kişilerle görüşmesini engelleyici davranışlarda bulunduğu, katılan imzayı atar atmaz da 300.000 TL para göndereceğini, bankaya gidip beklemesini söylediği, satış gerçekleştikten sonra 125.000 TL parayı aldığı ve 75.000 TL sini uhdesine geçirdiği, sanığın aslında finansman sağlayacağını belirttiği halde süreç zarfında emlakçı aracılıyla müşteri olarak bulduğu ..... ....... taşınmazı 125.000 TL bedelle satma konusunda anlaştığı, teminat olarak aldığından ve finansman desteği sağlayacağından bahisle katılanı ikna etmek suretiyle taşınmazın ....... satışını gerçekleştirdiği, eylemin hukuki ihtilaf kapsamında sokmak amacıyla aldığı paranın 50.000 TL sini katılana gönderdiği, kısa süre sonra da taşınmazın sanık ...'na satıldığı iddia edilen somut olayda, her ne kadar ihtilafın hukuki olduğundan bahisle beraat kararı verilmiş ise de, eylemin subutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'un 158/1-d maddesinde düzenlenen "kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanması suretiyle nitelikli dolandırıcılık" suçunu oluşturacağı, bu nedenle gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti amacıyla dosya içerisinde yer alan senet ve sözleşme üzerindeki imza ve yazıların sanığın eli ürünü olup olmadığına ilişkin inceleme yaptırılması, soruşturma aşamasında beyanları alınan ..., ..., ......, ..., ........., ... ve ...'ün tanık olarak beyanlarının alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
09.06.2026 tarihinde karar verildi.