Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/32630 E. 2024/6966 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/32630
Karar No
2024/6966
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/400 E., 2016/226 K. SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanıklar hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve (son) bentleri, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 4'er yıl hapis ve 28.900,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... Atik müdafiinin temyizi, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 2. Sanık ...'ın temyizi, atılı suça iştirak etmediğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Suç tarihinde katılanı arayan kişinin, kendisini polis olarak tanıttığı, katılan adına telefon hattı çıkartıldığını ve banka hesaplarına ulaşıldığını, talimatları yerine getirmesi gerektiğini söyleyerek katılanı ikna ettiği ve altınlarını bozdurup hesabına yatırması konusunda yönlendirdiği, katılanın da, altınlarını bozdurup hesabına yatırdığı, daha sonra katılanın hesabından 14.450,00 TL paranın sanık ... hesabına aktarıldığı, sanığın bu paranın ilk gelen kısmı olan 4.600,00 TL'sini çekip sanık ...'a verdiği, daha sonra gelen 9.850,00 TL'yi çektikten sonra bankada yakalandığı kabul edilerek sanıkların bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan cezalandırılmalarına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1.İnternet bankacılığı aracılığıyla katılanın hesabına girilerek paranın transfer edilmesi karşısında eylemin bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin Mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki eylemin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin bozma isteyen görüşüne iştirak edilmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1.İnternet bankacılığı aracılığıyla katılanın hesabına girilerek paranın transfer edilmesi karşısında eylemin bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin Mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki eylemin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin bozma isteyen görüşüne iştirak edilmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak; Mağdurun zararının soruşturma aşamasında sanık tarafından giderildiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/32630, K. 2024/6966, T. 21.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-32630-e-2024-6966-k-cbdac19adedc