Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/32061 E. 2023/2858 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/32061
Karar No
2023/2858
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları vb. Tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Söke Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2014 tarihli ve 2014/347 sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında ayrı ayrı nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddesi ile 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle Söke Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. 2. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli ve 2015/4 Esas, 2016/75 Karar sayılı kararı ile sanıkların üzerine atılı nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarından; a) Sanık ...'ın üzerine atılı müsnet suçları işlediğinin sabit olmaması sebebiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, b) Sanık ...'ın, üzerine atılı nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına; resmi belgede sahtecilik suçundan ise; 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına, Karar verilmiştir. 3. Tebliğnamede, eksik araştırma nedeniyle her iki sanık hakkındaki hükümlerin bozulması yönünde görüş bildirilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; müvekkilinin üzerine atılı suçları işlediği yönünde yeterli delil olmadan mahkûmiyet hükümleri kurulmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğine ilişkindir. 2. Katılan vekilinin temyiz isteği; sanık ... hakkında verilen beraat kararının hukuka aykırı olduğuna ve sanıklar hakkında üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanık ...'ın katılan ...'e araç kiraladığı sırada katılanın Türkçe bilmemesinden faydalanarak, boş bir senet aldığı, bu senedi 95.000,00 TL bedel ile doldurarak diğer sanık ...'a verdiği ve icraya koymak suretiyle iştirak halinde nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddiasıyla haklarında kamu davası açılmıştır. 2. Sanık ... aşamalarda alınan beyanında; 3-4 yıl önce kendisinden daire alan sanık ...'tan 20.000,00 TL alacağı kaldığını, bu alacağa karşılık ...'ın suça konu 95.000,00 TL bedelli senedi verdiğini, hatta ...'ın avukatı ...'in de orada olduğunu ve protokol imzaladıklarını beyan etmiş ise de; sonraki beyanında; 2011 yılı Mayıs ayı itibarıyla ...'ın kendisine 25.000,00 TL borcu kaldığını, ...'ın vadesi gelmemiş bir senet olduğunu söyleyerek 95.000,00 TL'lik senedi kendisine verdiğini, senedi tahsil ettikten sonra 25.000,00 TL'yi alıp kalanı ...'a iade edeceğini, senedi icraya koyduğunu, arkasındaki yazı ve imzaların kendisine ait olduğunu kabul ettiğini, senedi ...'a verenlerin kim olduğunu bilmediğini savunmuştur. 3. Sanık ... aşamalarda alınan beyanında; diğer sanık ...'ın abisi ile samimi olması nedeniyle sanık ...'ı tanıdığını, katılanı tanımadığını, aralarında herhangi bir emlak satışı olmadığını, kesinlikle ...'a katılan adına keşide edilmiş bir senet vermediğini, senet üzerindeki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını, sanık ... ile şimdiye kadar hiçbir hukuki ilişki içerisine girmediğini belirterek atılı suçlamayı kabul etmemiştir. 4. Sanıkların eylemi neticesinde atılı suçlara ilişkin olarak; ... Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 07.03.2014 tarihli raporunda; senet üzerindeki imzanın katılan ...'e ait olduğunun, senet üzerindeki yazılardan "..." ibaresinin ... eli ürünü olduğunun, diğer yazıların ..., ... veya ... eli ürünü olmadığı yönünde tespit de bulunulmuştur. 5. Mahkemesince sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının subut bulması nedeniyle mahkûmiyet; sanık ... hakkında ise beraat hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden 1. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2015/4 Esas, 2016/75 Karar sayılı kararında, sanıkların savunması, katılanın beyanı ile dosya kapsamındaki ... Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği'nin 07.03.2014 tarihli uzmanlık raporuna göre senet üzerindeki imzanın katılan ...'e ait olduğunun, senet üzerindeki yazılardan "..." ibaresinin ... eli ürünü olduğu belirlenmiş olması nedeniyle mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 3. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden Mahkemece sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasına yönelik, diğer sanık ...'ın beyanları dışında somut bir delil bulunmadığı belirtilerek beraat kararı verilmiş ise de; katılanın şikayet dilekçesinde ev satın aldığı kişi olarak adı geçen Müslim Tavacı'nın gerçek şahıs olup olmadığının belirlenmesi; gerçek şahıs ise davet edilerek 5271 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi uyarınca hakları hatırlatılmak sureti ile tanık sıfatıyla dinlenmesi, senedi kendisinin verip vermediğinin sorulması, suç tarihinden önceki resmi kurumlardan temin edilecek yazı ve imza örnekleri getirtilip, huzurda alınan yazı ve imza örnekleri ile birlikte, senedin ön ve arka yüzündeki el yazıları ile keşideci ve ciranta imzalarının, şahsın eli ürünü olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, imza örneklerinin kendisine ait çıkması halinde Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması, dava açılması halinde ise her iki davanın birleştirilmesi, toplanan tüm delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile beraat hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2015/4 Esas, 2016/75 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ve katılan vekili temyiz sebebinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2015/4 Esas, 2016/75 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.04.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/32061, K. 2023/2858, T. 11.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-32061-e-2023-2858-k-fb2f894c0a41