Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/30737 E. 2026/3695 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/30737
- Karar No
- 2026/3695
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/131 E., 2015/241 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyledolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Katılan ...'un sanık ...'nun ölen oğlu ...'nun oğlu olduğu, 29.06.2012 tarihinde ölen ...'nun geriye mirasçısı olarak katılan ...'un kaldığı, temyiz dışı sanık ... ve sanık ...'nun fikir ve eylem birliği içerisinde birlikte hareket ederek suça konu üç adet senedi sahte olarak düzenledikleri, söz konusu senetlerde ölen ...'nu borçlu, temyiz dışı sanık ...'yu alacaklı, temyiz dışı sanık ...'nu kefil göstererek katılan ...'nun ölen ...'nun mirasından faydalanmasını engellemeyi amaç edindikleri bu kapsamda sanıkların sahte olarak düzenledikleri söz konusu senetleri temyiz dışı sanık ...'nun Giresun 1. İcra Müdürlüğünün 2013/4150 sayılı dosyasında ölen ...'nun mirasçısı katılan ... ve sanık ...'nun aleyhinde icra takibine koyduğu, 27.03.2014 tarihli uzmanlık raporu uyarınca icra takibine konulan suça konu üç adet senetteki imzaların ölen ...'nun eli ürünü olduğuna dair bir tespitin mevcut olmadığı, bu suretle temyiz dışı sanık ... ve sanık ...'nun kamu kurumu olan icra müdürlüğünü aracı kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilen olayda, katılan ...'nun sanığın torunu olduğu, bu nedenle sanık ... hakkında katılan ... karşı işlenen nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden 5237 sayılı Kanun'un 167 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında şahsi cezasızlık sebebi bulunduğundan, sanık ... hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de; Mahkemece kurulan hükmün gerekçesince, maddi zarar ve ziyanın oluşmaması göz önünde bulundurularak yasal şartları oluştuğundan sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uygulanmak suretiyle hüküm kurulduğu ancak sanık ... hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanması gerektiği kanaati oluşmasına rağmen hüküm kısmında sehven 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmadığı belirtilmekle ve hüküm fıkrasının (2-B) bendinde sanığın 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci fıkrasının ikinci bendi ile aynı Kanun'un 62, 52, 53 üncü maddeleri gereğince sanığın 1 yıl 3 ay hapis ve 360 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceği hususunda hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki oluşturulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 01.04.2026 tarihinde karar verildi.