Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/30644 E. 2024/2135 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/30644
Karar No
2024/2135
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/145 E., 2016/39 K. KATILANLAR : ..., ... SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2015/145 Esas, 2016/39 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) ve son bendi ile 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis ve 24.000,00 -TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık temyiz dilekçesinde özetle; adı geçenlerin hiçbirini tanımadığı, katılanla bir alışverişinin veya maddi bir menfaatinin olmadığı,... olarak bildirdiği kişinin telefonunun ... olduğu, bu şahsın kahvehanede çek dolduracağını yazısının düzgün olmadığını önemli olanın imza olduğunu söyleyerek kendisine çeki doldurttuğunu,... adlı kişinin yeterince araştırılmadan kendisinin mahkum edildiği, katılanın telefon görüşmelerini kendisi ile yapmadığının sabit olduğu, hiçbir lehe hükmün uygulanmadığı gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın katılan ...'i arayarak kendisine makine siparişi ettiği, katılanın makineleri kargo ile sanığa gönderdiği, sanığın da diğer katılan ... adına tamamen sahte olarak düzenlenen çeki kargo ile katılan ...'e gönderdiği iddia ve kabul edilmiştir. 2. Sanık özetle; katılan ...'i tanımadığını, katılandan mal sipariş etmediğini, o dönemde yanında aynı işi yapan... adıyla bildiği kişinin yanlarına gelip gittiğini, ...'in kendisinde hatır çekleri olduğunu ve boş olduğunu, çekleri nasıl dolduracağını bilmediğini söyleyerek kendisinden çekleri doldurmasını istediğini, kendisinin de çeki doldurduğunu, ancak imza atmadığını,...'in kendisine hamur işleriyle ilgili bir ekipman alıp iş kuracağını söylediğini, ancak çeki kullanıp kullanmadığını bilmediğini savunmuştur. 3. Katılan ... özetle; telefonla mal siparişi verildiğini kargoyla malları gönderdiğini, çeki de kargoyla aldığını, katılan ... özetle, çekin sahte olduğunu belirtmiştir. 4. Dosyadaki uzmanlık raporlarında özetle; çekin tamamen sahte olduğu, katılan ...'in cirosunun kendisine, çekin ön yüzündeki lehtar ve yazı ile yazılmış olan parasal miktar kısımlarında el yazılarının sanığa ait olduğu belirtilmiştir. 5. Mahkemece tanık olarak ... ve ... dinlenmiştir. IV. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Katılan ...'in fatura tarihinin 12.12.2012 olması karşısında gerekçeli karar başlığında hatalı gösterilen suç tarihinin 12.12.2012 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2015/145 Esas, 2016/39 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/30644, K. 2024/2135, T. 22.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-30644-e-2024-2135-k-4fb5fae19a67