Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/18401 E. 2025/3856 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/18401
Karar No
2025/3856
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi düşme, kısmi bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Sanık Hakkında Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçu Yönünden Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de Tuzla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2009 tarihli ve 2009/440 Esas, 2009/1117 Karar sayılı görevsizlik kararında sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f maddesi kapsamında kaldığından bahsedildiği ve Mahkemece sanığa iddianame ve ekleri okunarak bahse konu maddenin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanındığı anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f hükmünde suç oluşturan fiilin, aynı maddenin birinci fıkrasının son cümlesinde ise bu fiile uygulanacak ceza miktarının düzenlendiği, sanığa ek savunma hakkı tanınırken savunmasını yapabilme ve delillerini sunabilme imkânı tanındığı, sanığın savunmasından sonra cezanın arttırılmasını gerektiren ve sonradan ortaya çıkan bir husus bulunmadığı gibi suç vasfında da bir değişiklik olmadığı, sanığın savunma hakkının kısıtlanmadığı, 158/1-son hükmü için ayrıca ek savunma hakkı verilmesine gerek olmadığı anlaşıldığından, Tebliğname'nin bozma görüşüne iştirak olunmamıştır. Dosya kapsamına göre suç tarihi 16.12.2006 olduğu hâlde gerekçeli karar başlığında 06.12.2006 olarak gösterilmesi, mahallinde telafisi mümkün yazım hatası kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 53/3 maddesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçu için 5237 sayılı TCK’nın 204/1 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan ve 67/4 maddesi uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, zamanaşımını durduran bir nedenin bulunmadığı gözetildiğinde, suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteği bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK’un 321/1 maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1 maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8 maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 07.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/18401, K. 2025/3856, T. 07.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-18401-e-2025-3856-k-d8d45bb5c340