Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/30525 E. 2024/1012 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/30525
Karar No
2024/1012
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/396E.2016/45 K. SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2015tarihli ve 2015/39 Esas 2016/45 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi, 35, 62, 52, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mahsuba, 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği;kastı bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkemece; sanığın, N.B.nin kimlik bilgilerine göre düzenlenen ve üzerinde kendi fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanı ile mağdur bankanın Topçular Şubesine gidip N.B'nin nüfus cüzdanıyla kredi çekmek için müracaatta bulunduğu, banka görevlisinin şüphelinmesi üzerine polis çağrıldığı ve sanığın üzerindeki nüfus cüzdanının sahte olması sebebiyle hakkında soruşturma başlatılmıştır. 2. Sanığın üzerine atılı suçlamaları tevilli ikrar ettiği belirlenmiştir. 3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu nüfus cüzdanının örneği, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının uzmanlık raporu, kurumların cevabi yazıları, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup belge aslının adli emanete alındığı anlaşılmıştır. 4. Mahkemece suça konu belge duruşmada incelenmiş olup belge üzerinde soğuk mühür izi olduğu gözlemlenmiştir. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Mahkemece verilen mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulamasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B. Banka Veya Diğer Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Dolandırıcılık 1. Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden; yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre, sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. 2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde belirtilen nitelikli hallerde suçtan elde edilen haksız menfaat belli ise; Kanun'un 52 nci madde hükmü de gözetilmek sureti ile haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde temel adli para cezası aynı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca gün olarak belirlenerek artırım ve indirimler gün üzerinden yapıldıktan sonra, ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı 52 nci maddenin ikinci fıkrası gereğince 20-100 TL arasında takdir edilecek miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının 242 gün olarak belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların, eleştirilen husus dışında, doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünün (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.02.2015 tarihli ve 2015/39 Esas 2016/45 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/30525, K. 2024/1012, T. 06.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-30525-e-2024-1012-k-13627af3eb6d