Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/30381 E. 2024/2267 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/30381
Karar No
2024/2267
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/417 E., 2016/82 K. ŞİKAYETÇİ : ... SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 26.02.2016 Tarihli ve 2015/417 Esas, 2016/82 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında 1. Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan , 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 43 üncü maddesi, 62 nci ve 53 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; hükmün bozulması isteminden ibarettir. Sanık müdafinin temyiz isteği; verilen cezanın sanığın eylemi ile orantısız olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkemece; sanık ...'in katılan ......adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı üzerine kendisine ait fotoğrafı yapıştırarak katılan ...'ya ait arsanın satışı için şikayetçi ... ile olay tarihinde... noterliğinde buluştuğu, katılan ... ...ya ait olan Kırıkkale ili,... ilçesi, Merkez tahtalık mevkiindeki, taşınmazın devri konusunda yetki veren ... Noterliğinin 13.01.2015 tarih 138 yevmiye nolu düzenleme şeklindek vekaletnamenin çıkartıldığı, şikayetçi ...'un sanığa 170.000,00 TL para verdiği, bu vekaletnameye istinaden 15.01.2015 tarihinde taşınmazı tanık Z.T. 'ye satmak isteyen şikayetçi ...'un ... tapu müdürlüğüne gittiği, taşınmaza ait tapu senedindeki fotoğrafın ve ekindeki nüfus cüzdanı fotokopisi üzerinde bulunan resmin, vekaletname üzerindeki fotoğraf ve nüfus cüzdanı fotokopisindeki fotoğrafla benzeşmemesi üzerine işlemin yapılmadığı, bu şekilde olayın ortaya çıktığı, katılan ... adına düzenlenmiş aslı ele geçirilemeyen sahte nüfus cüzdanı kullanılarak elde edilen içerik itibariyle sahte vekaletname düzenlenmesi fiilinin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurumu vasfında olan Nüfus Müdürlüğü’nün araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, katılana ait nüfus cüzdanında sahtecilik yaptıktan sonra mevcut belge ile 13.01.2015 tarihinde... Noterliğinden düzenleme şeklinde sahte vekaletname tanzim ettirdiği, her ne kadar sahte nüfus cüzdanı ele geçirilememiş ise de,... Noterliğinde düzenlenen belge ile beraber değerlendirildiğinde aynı suç işleme kastıyla farklı zamanlarda düzenlendikleri dikkate alındığında sanığın zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği, düzenleme şeklindeki vekaletnamenin 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 82 ve 89 uncu maddeleri gereğince kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olması nedeniyle sanığa verilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince artırılmasına karar verilmiştir. 2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul ederek pişman olduğunu belirtmiştir. 3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, tapu müdürlüğü tutanakları,... Noterliği ihbar yazısı ve ekleri, suça konu düzenleme şeklindeki vekaletname örneği, katılanın beyanları, sanığın adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcut olup vekaletname belgesi aslının adli emanete alındığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, sanığın ve sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarihli ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve keyfiyetin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği, aslı ele geçirilemeyen belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık yönünden inceleme yapılması imkanı bulunmadığından, suçun unsurları itibarıyla oluşmayacağı nazara alındığında resmi belgede sahtecilik suçu bakımından somut olayda; sahte olduğu iddia edilen ancak ele geçirilemeyen nüfus cüzdanı yönünden belgenin aldatıcılık niteliği tespit edilemeyeceğinden, sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR 1. Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2016 Tarihli ve 2015/417 Esas, 2016/82 Karar Sayılı Kararı sayılı kararında sanık ve sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2016 Tarihli ve 2015/417 Esas, 2016/82 Karar Sayılı Kararı sayılı kararında sanık ve sanık müdafi temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım tamamen çıkartılmak suretiyle, hüküm fıkrasındaki (4) nolu bent "3 yıl 1 ay 15 gün" ibaresinin çıkartılarak yerine ''2 YIL 6 AY ''ibaresinin eklenmesi ve bentlerin buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle sonuç cezanın belirlenerek Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/30381, K. 2024/2267, T. 27.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-30381-e-2024-2267-k-0d70de103f3d