Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2025/2729 E. 2025/11711 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2729
Karar No
2025/11711
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI: 2023/1221 Değişik iş SUÇ : Hakaret KARAR: İtirazın kabulü KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Hakaret suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 125/4, 43/1-2, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.180,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın aynı mâhiyetteki eylemine ilişkin İstanbul Anadolu 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/10/2022 tarihli ve 2021/886 esas, 2022/960 sayılı kararıyla verilen ve kesinleşen 1.740,00 Türk lirası adli para cezasının mahsubu ile sanığın 440,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin İstanbul Anadolu 63. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.06.2023 tarihli ve 2023/103 esas, 2023/870 sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına dair mercii İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.11.2023 tarihli ve 2023/1221 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.02.2025 gün ve 2025/20012 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı müşteki vekili tarafından yapılan itiraz üzerine İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.11.2023 tarihli kararı ile, İstanbul Anadolu 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2022 tarihli kararında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinden zincirleme suç hükümleri uygulanarak fark cezaya hükmedilemeyeceği gerekçesiyle itirazın kabulüne ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de, Dosya kapsamına göre, Mahkemesince müşteki ... ve vekiline duruşma gününü bildirir tebligat çıkartıldığı, her ne kadar müşteki vekiline yapılan e-tebliğ belgesinde duruşma günü yazılı değil ise de, 07.06.2023 tarihli mazeret dilekçesine göre vekilin duruşma gününden haberdar olduğunun kabul edilmesi gerektiği, müşteki ve vekilinin yargılama aşamasında şikayet ve katılma dilekçesi sunmadıkları veya bu hususta beyanda bulunmadıkları, bu haliyle müşteki ve vekilinin katılan sıfatının bulunmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesinde, Kabule göre de, müşteki vekilinin 06.09.2023 tarihli itirazının yalnızca vekalet ücretine yönelik olduğu gözetilmeden, merciince esasa yönelik inceleme yapılarak itirazın kabulüne karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. II. GEREKÇE 1-(1) Numaralı istem yönünden yapılan değerlendirmede 5271 sayılı CMK'nın "Kanun Yollarına Başvurma Hakkı" başlıklı 260. maddesi; "Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır." Aynı Kanun'un "Kamu davasına katılma" başlıklı 237. maddesinde " (1) Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler. (2) Kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamaz. Ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma istekleri, kanun yolu başvurusunda açıkça belirtilmişse incelenip karara bağlanır. " Yine anılan Kanun'un "Katılma usulü" başlıklı 238. maddesinde yer alan, "(1) Katılma, kamu davasının açılmasından sonra mahkemeye dilekçe verilmesi veya katılma istemini içeren sözlü başvurunun duruşma tutanağına geçirilmesi suretiyle olur. (2) Duruşma sırasında şikâyeti belirten ifade üzerine, suçtan zarar görenden davaya katılmak isteyip istemediği sorulur. (3) Cumhuriyet savcısının, sanık ve varsa müdafiinin dinlenmesinden sonra davaya katılma isteminin uygun olup olmadığına karar verilir." şeklinde düzenlenmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 09.02.1999 gün ve 8-12, 28.05.2002 gün ve 129-261 sayılı kararında kabul edildiği ve süreklilik gösteren benzer kararlarında da vurgulandığı üzere; kamu davasının açılmasından sonra mahkemesine verilen dilekçelerle, sanığın cezalandırılmasını temin amacıyla tanık gösterilmesi veya soruşturmanın genişletilmesinin talep edilmesi davaya katılma istemi niteliğindedir.Anılan içtahatlar 5271 sayılı CMK uygulamasında da geçerliliğini korumaktadır. Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu somut olayda; şikayetçi vekilinin 07.06.2023 tarihli mazeret dilekçesinde; inceleme konu dosyanın başka bir dosya ile birleştirilmesi gerektiği belirtilerek anılan dosyanın tümünün delil olarak kabul edilmesi talebinde bulunması karşısında, bu talebin aynı zamanda davaya katılma istemi olarak değerlendirilmesi gerektiği ve şikayetçi vekilinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz hakkı bulunduğu anlaşılmakla kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir. 2-Kabule göre; (2) Numaralı istem yönünden yapılan değerlendirmede Şikayetçi vekilinin 06/09/2023 tarihli itirazının yalnızca vekalet ücretine yönelik olduğu, incelemenin bu hususla sınırlı olarak yapılması gerektiği gözetilmeden esasa yönelik inceleme yapılarak itirazın kabulüne karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin kısmen KABULÜNE, 2. (1) nolu isteme ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği Tebliğname'deki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, 3. (2) nolu istem yönünden sanık hakkında İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.11.2023 tarihli ve 2023/1221 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 4. Aynı Kanun maddesinin 4 (a) fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, Dava dosyasının, Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2025/2729, K. 2025/11711, T. 24.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2025-2729-e-2025-11711-k-98cbaf4c280e