Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/30292 E. 2024/1701 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/30292
- Karar No
- 2024/1701
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/400 E., 2016/66 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/400 Esas, 2016/66 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; 1. Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, bilirkişi raporunun her türlü şüpheden uzak ve inandırıcı kanaat bildirmediği, hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığı hususlarına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın, katılanın Ankara'da açmış olduğu şubenin yetkilisi ve sorumlusu olduğu, katılanın Ankara'da bulunduğu sırada ellerinde felç nedeniyle yazı yazamadığından, mal aldığı firmalara vermesi için bir senet imzalayıp sanığa verdiği, sanığın kendisine teslim edilmiş olan bononun ödeme tarihi, miktarı ve düzenleme tarihinde tahrifat yaparak alacaklı olarak da kendisini gösterip icra takibine koymak suretiyle resmi belgede sahtecilik ve kamu kurum olan icra dairesini vasıta kılmak suretiyle dolandırıcılık suçunun işlediği iddia ve kabul edilmiştir. 2. Sanık aşamalardaki savunmasında çelişkili beyanlarda bulunmuştur. 3. Alınan 22.10.2015 tarihli uzman bilirkişi raporuna göre; suça konu senet üzerinde ödeme tarihi, miktarı ve senedini düzenleme tarihinde tahrifat yapıldığı ve belgenin aldatıcılık niteliğine haiz olduğu tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/400 Esas, 2016/66 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.02.2024 tarihinde karar verildi.