Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/30126 E. 2023/6457 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/30126
- Karar No
- 2023/6457
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/73 E. 2015/201 K. SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık ... müdafii, sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2015 tarihli ve 2014/73 Esas, 2015/201 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında; 1. Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatlerine, 2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 ve 204 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 62 ve 53 üncü (sanık ... hakkında ayrı 63 üncü) maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, (sanık ... hakkında ayrıca mahsuba), Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz isteği; beraat hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanıkların banka hesabını kredi çekmek amacıyla açmaya çalıştıklarının sabit olduğuna ve nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs ettiklerine, teşebbüs aşamasındaki eylemleri nedeniyle cezalandırılmaları gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; mahkûmiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına ilişkindir. 3. Sanık ...'ın temyiz isteği; mahkûmiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, olayla ilgisinin bulunmadığına ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mahkemece; suç tarihinde sanıkların birlikte hareket ederek katılan bankanın Çağlayan Şubesi'ne gittikleri, burada F.M. adına bankadaki bilgilerin güncellemesini yapmak istedikleri, fakat banka görevlisinin şüphelenmesi üzerine haber verdiği polis memurları şubeye gittiklerinde sanık ...'ın olay yerinden kaçtığı, sanık ...'un yapılan üst aramasında T.Ç., A.Y., A.Ç., D.T., F.M.nin kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş üzerinde sanık ...'un fotoğrafı yer alan nüfus cüzdanlarının, U.P., D.T.nin kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş üzerinde sanık ...'un fotoğrafı yer alan sürücü belgelerinin, D.T.nin kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş üzerinde sanık ...'un fotoğrafı yer alan Ulaştırma Bakanlığı Mesleki Yeterlilik Belgesinin bulunduğu, anılan belgelerin sahte olduklarının kriminal rapor ile sabit olduğu, sanık ... suçlamayı kabul etmese de, sanık ...'un olayları ve belgelerin niteliklerini açık bir şekilde anlattığı, bu ikrar karşısında her iki sanığın da baştan beri birlikte fikir birliği içerisinde suça konu sahte belgeleri düzenleyerek dolandırıcılık suçunu işlemek, bankalardan kredi çekmek üzere hareket ettiklerinin kabulü gerektiği, ancak belgelerin toplu halde sanık ...'un üzerinden ele geçirilmesi sebebiyle eylemin tek suç olarak kabulü ile iştirak halinde hareket eden sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmalarına, ele geçirilen sahte belgelerin henüz bir kredi veya para çekme işleminde kullanılmaması ve bunlarla ilgili herhangi icrai bir hareketin de olmaması, kaldı ki sanıkların kimlik bilgilerini güncelleme şeklindeki eylemlerinde ortada bir zarar da bulunmadığı göz önüne alındığında kanunda suç olarak tanımlanmaması nedeniyle dolandırıcılık veya bu suça teşebbüs olarak nitelendirilemeyeceğinden, sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüsten beraatlerine karar verilmiştir. 2. Sanık ...'ın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, sanık ...'in ikrar ettiği belirlenmiştir. 3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, suça konu belgelerin örnekleri, kurumların cevabi yazıları, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının uzmanlık raporları, tanık K.İ.nin beyanı, sanıkların nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup belge asıllarının adli emanete alındığı anlaşılmıştır. 4. Suça konu belge asıllarının Mahkemece incelendiği ve aldatma kabiliyetleri bulunduğunun kabul edildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Banka Veya Diğer Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere, sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerinde hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. Sanık ... Yönünden Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulamasında, hükümden sonra 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 2. Sanık ... Yönünden a.Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulamasında, hükümden sonra 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. b.Tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2014/73 Esas, 2015/201 Karar sayılı kararında katılan vekili, sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, eleştirilen husus dışında, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2023 tarihinde karar verildi.