Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/296 E. 2024/156 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/296
- Karar No
- 2024/156
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/116 E., 2016/19 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 8. Asliye Ceza Mahkemesi 11.01.2016 tarihli ve 2015/116 Esas, 2016/19 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Suç tarihinde sanığın parmak izlerinin AFİS veri tabanında yapılan sorgulamasında 10.10.2007 tarihinde ... Emniyet Müdürlüğünde işlem yapılan şikayetçi ... ile aynı olduğu ağabeyinin kimlik bilgilerini vererek sahte nüfus çıkarttığının tespit edildiği iddia ve kabul edilmiştir. 2. Sanık savunmasında ".. 2007 ... askere gitmemek için ağabeyimin kimlik bilgilerini alarak ... Nüfus Müdürlüğüne gittim kendi fotoğrafımı ibraz ettim fotoğraf bana ait ancak bilgiler ağabeyim olan ...'a ait olacak şekilde bir nüfus cüzdanı düzenlettirdim.. Bir süre bu nüfus cüzdanını kullandım" demek suretiyle atılı suçlamaları kabul etmiştir. 3. Şikayetçi, sanığın kardeşi olduğunu sanığın kendi kimlik bilgileriyle resmi işlemler yaptığını Finansbank'tan kredi çektiğini borcu ödemek zorunda kaldığını beyan etmiştir. 5. Ekspertiz raporu ile, sanığın parmak izlerinin AFIS veri tabanındaki gerçek ...'un parmak izleri ile uyumlu olmadığı tespit edilmiştir. 4. Mahkemece sanık hakkında atılı suçun sübut bulduğu kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanığın ağabeyi ... adına ... İlçe Emniyet Müdürlüğünün 10.10.2007 tarihli ve 2007/364 sayılı kaçırılıp alıkoyma ve tehdit olayı ile ilgili soruşturma akıbeti araştırılarak, yapılan soruşturmada suça konu sahte nüfus cüzdanının ibraz edilip edilmediği, soruşturma sırasında kullanılıp kullanılmadığının, Finansbank'tan ağabeyi ... kimliği ile kredi başvurusunun olup olmadığının araştırılması varsa ilgili belgelerin istenilmesi özellikle ilgili nüfus müdürlüğünden sanığın fotoğrafı ve ağabeyinin kimlik bilgileri ile nüfus cüzdanı düzenlenip düzenlenmediği, düzenlendi ise hangi başvuru belgelerine istinaden ve hangi tarihte düzenlendiği başvuru belgelerinde sanığa atfedilen yazı ve imzalar ile sanığın yazı ve imzaları birlikte karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi yerine eksik inceleme ile aslı ya da örneği dava dosyasında bulunmayan sahte olduğu ileri sürülen belgeye dayanılarak sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi, 2. Kabule göre de; a. 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde yer alan düzenleme ile bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu gözetildiğinde; somut olayda atılı suça konu belgenin aslının ele geçirilemediği gibi farklı zamanlarda farklı işlemler için kullandığına ilişkin dosyada delil bulunmadığının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığının gözetilmemesi, b. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesi gereğince tespit edilen 2 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden 62 nci maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığında 61 nci maddenin altıncı fıkrasına aykırı olarak 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 13 ay şeklinde eksik hapis cezasına hükmedilmesi, c. Gerekçeli kararın gerekçe bölümünde doğru olarak 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrasından söz edilmekle birlikte, hüküm fıkrasında atılı suçtan hüküm kurulurken, uygulanan kanun maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası yerine ikinci fıkrası olarak yazılması, d. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 8. Asliye Ceza Mahkemesi 11.01.2016 tarihli ve 2015/116 Esas, 2016/19 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.