Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/27502 E. 2024/8656 K. – Hizmet Nedeniyl

Konu: Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/27502
Karar No
2024/8656
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/724 E., 2020/121 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, Covid-19 salgını sebebiyle 7226 sayılı Kanun'un geçici birinci maddesi ve 29.04.2020 tarih ve 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile tüm adli sürelerin 13.03.2020 tarihinden 15.06.2020 tarihine kadar durdurulması nedeniyle, temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bozma üzerine, Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2020 tarihli ve 2019/724 Esas, 2020/121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 500.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; delil toplama talepleri reddedildiğinden adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın, Küçükçekmece ilçesinde "... Kuyumculuk" adı ile faaliyet gösteren kuyumcu esnafı olduğu, müşterisi olan katılanın 47 gr altınını emaneten verdiği, daha sonra işyerini terkederek kaçtığı, bu surette üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul olunmuştur. 2. Sanık savunmasında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği şeklinde savunmada bulunduğu belirlenmiştir. 3. Katılanın, iddianame anlatımını destekler şekilde beyanda bulunduğu belirlenmiştir. 4. Uzlaştırma raporuyla, sanık ve katılan arasında uzlaşmanın sağlanamadığı tespit edilmiştir. 5. Mahkeme tarafından, dosya kapsamı itibarıyla sanığın üzerine atılı eyleminin sabit olduğu kabulü ile gerekçeleri açıklanarak takdiren ve teşdiden alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayin edildiği, aleyhe temyiz olmadığından ceza miktarı itibari ile kazanılmış hakkının korunduğu, yine gerekçeleri açıklanarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması, seçenek yaptırımlara çevirme ve erteleme hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşan uygun şekilde oluşan inanç ve takidirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi'nin 19.11.2019 tarihli ve 2019/12653 Esas, 2019/12357 Karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere, kuyumcu olan sanığın, kendisine emenaten muhafaza etmesi için müşterisi olan katılan tarafından teslim edilen altınları mal edindiği iddia olunan olayda, taraflar arasında hizmet ilişkisi bulunmadığından, eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 155 incic maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen, şikayete ve basit yargılama usulüne tabi olan güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında hataya düşülerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması, 2. 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrası ve bu maddeye göre çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 38 inci maddesindeki “Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri yargılama giderlerinden sayılır, ilgili ödenekten karşılanır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, bu ücret ve giderler Devlet Hazinesi üzerinde bırakılır. Uzlaşmanın gerçekleşmemesi hâlinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri hakkında Kanunun yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır." hükmü uyarınca, 25.06.2015 tarihli hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi ve sanık lehine bozulması nedeniyle, lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2020 tarihli ve 2019/724 Esas, 2020/121 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/27502, K. 2024/8656, T. 26.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-27502-e-2024-8656-k-e84cd0f85580